'ATK dışında bir sağlık kurumundan rapor alınmasının önü açılmalı'

İHD Adana ve İzmir şubeleri, hasta tutukluların serbest bırakılması talebiyle eylem yaptı. İzmir'de Sîsê Bingöl'ün durumuna dikkat çekilirken Adana'da yapılan eylemde konuşan HDP'li Ömer Faruk Gergerlioğlu, 800'e yakın bebeğin cezaevinde olduğunu aktardı.

'ATK dışında bir sağlık kurumundan rapor alınmasının önü açılmalı'
26 Ocak 2019 Cumartesi 15:04

İnsan Hakları Derneği (İHD) Adana Şubesi Hapishane Komisyonu, hasta tutukluların durumuna dikkat çekmek amacıyla düzenledikleri eylemin bu haftasında Düzce T Tipi Kapalı Cezaevi'nde kalan epilepsi hastası Selami Keleş’in durumunu aktardı. İsmet İnönü Parkı’nda yapılan açıklamaya Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Çukurova Tutuklu ve Hükümlü Aileleriyle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (TUAYDER) ve Keleş’in annesi Güzel Keleş'in ailesi de katıldı. “Hasta mahpus Selami Keleş serbest bırakılsın” pankartını taşıyan kitle sık sık, “Hasta mahpuslar serbest bırakılsın” sloganı attı. Eylem öncesinde Furkan Eğitim ve Hizmet Vakfı üyeleri, Gergerlioğlu ile bir araya gelerek, yaşadıkları mağduriyeti aktardı. Polisin alandan uzaklaştırmak istediği vakıf üyeleri engellemeye rağmen eyleme destek sundu. 

İHD Adana Şubesi Hapishane Komisyonu Sözcüsü Avukat Zelal Demiray, cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinin Türkiye demokrasisinin de hangi düzeyde olduğunun göstergesi olduğunu söyledi. 

'GREVDEKİLERİN KONTROLLERİ DÜZENLİ YAPILMIYOR'

PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması talebiyle Leyla Güven öncülüğünde başlatılan açlık grevine değinen Demiray, eylemdeki tutukluların düzenli sağlık kontrolünden geçirilmediği, yeterli düzeyde sıvı ve B1 vitaminlerinin verilmediğini bunun da yaşam hakkını riske sokan bir durum olduğunu söyledi. Demiray, tutukluların talebinin kabul edilmesi yani PKK Lideri Abdullah Öcalan'a yönelik tecridin kaldırılması gerektiğini ifade etti. 

'KELEŞ'İN İLAÇLARI VERİLMİYOR'

Hasta tutuklu Keleş’in sağlık durumuna dikkat çeken Demiray, Keleş'in cezaevinde hastalandığını ve  Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde tedavi edildiğini ancak burada kendisine verilen ilaçların cezaevi idaresi tarafından kendisine verilmediğini söyledi. Keleş'in ilaçlarının kendisine verilmesini talep eden Demiray,"Bizler insan haklar savunucuları olarak yetkilileri ve kamuoyunu ihtiyaçlarını tek başına karşılayamayan hasta mahpus Selami Keleş’in tedavisinin düzenli yapılması ve ilaçlarının düzenli verilmesi ve diğer tüm hasta mahpusların sağlığa erişim haklarının sağlanması ve özgürlüklerine kavuşmaları için duyarlı olmaya ve bir an evvel çözüm üretmeye çağırıyoruz” dedi.

İNSANLAR CEZAEVİNE İNSANLAR DOLDURULUYOR

Daha sonra konuşma yapan HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Meclis İnsan Hakları Komisyonu’na yapılan başvuruların yüzde 80’inin cezaevinde yaşanan sağlık problemlerine ilişkin olduğunu söyledi. “Yaşlı mısın, hasta mısın, hamile misin ve bebek misin? bakılmadan insanlar cezaevlerine dolduruluyor” diyen Gergerlioğlu, binlerce hasta tutuklunun cezaevinde olduğunu hatırlattı. 

800 BEBEK CEZAEVİNDE 

Tutukluların devletin güvencesi altında olduğunu ve tedavilerinin engellenmesinin ise devletin ayıbı olduğunu ifade eden Gergerlioğlu, cezaevlerinde 800'e yakın bebeğin bulunduğunu aktararak, hapishanelerin bebekler için uygun olmadığını vurguladı. Hastaneye geç sevk edildiği için yaşamlarını yitiren hastalar olduğunu aktaran Gergerlioğlu, "Ordu E Tipi Kapalı Cezaevi’nde daha 6 ay önce, Nesrin Gençosman, 15 gün kadar geç sevk edildiği için tedavi edilebilir zatürree hastalığından öldü. 6 aydır onun hakkında soru önergesi verilmişiz, dosya açmıyor” dedi. 

'HAMİLE KADINLAR CEZAEVİNDE KALAMAZ'

 5275 Sayılı Yasa ile hamile kadınların tutuklanmaması gerektiğinin altını çizen Gergerlioğlu, ancak çok sayıda hamile kadının tutuklandığını bunların da ya düşük ya da erken doğum yaptıklarını bu durumda da birkaç saat sonra cezaevine geri götürüldüklerini aktardı. 

'MAZLUMA KİMLİĞİNİ SORMAYIN'

Furkan Eğitim ve Hizmet Vakıf Kurucu Genel Başkanı Alparslan Kuytul ve vakıf yöneticisi Ali Alagöz’ün, savcının itirazı üzerine yeniden tutuklanmasına tepki gösteren Gergerlioğlu, “Mazluma kimliği sorulmaz. Bu toplumda her kesimden olabilirsiniz. Siz siz olun zulme uğrayanın kimliğini sormayın. Kim olursa, olsun zalime karşı mazlumdan yana olun. Ülkemizde ancak demokrasi, insanları ve adalet böylece tesis edilir” ifadesinde bulundu. 

Açıklama 5 dakikalık oturma eylemiyle son buldu.

İZMİR

İHD İzmir Şubesi, “Hasta tutsaklar serbest bırakılsın” sloganıyla her hafta düzenlenen oturma eylemlerinin 466'nci haftasında Konak’ta bulunan Başbakanlık binası önünde bir araya geldi. Eylemde konuşan dernek yöneticisi Cemile Karakaya, Leyla Güven’in PKK Lideri Abdullah Öcalan'a yönelik tecridin kaldırılması talebiyle başlattığı açlık grevinin 80 güne ulaştığını ifade ederek, "Güven'in yaşam hakkı gözetilerek talebi kabul edilmelidir" dedi. 

Ege Bölgesi'nden gelen tutuklulardan yaşanan hak ihlallerine ilişkin mektuplar geldiğini ifade eden Karakaya, en büyük sorunun hastaneye sevk edilmeme ve Adli Tıp Kurumu'nun hazırladığı raporların olduğunu söyledi. 

'ATK HASTANE RAPORUNUN AKSİNİ SÖYLEDİ'

Sîsê Bingöl’ün ATK raporunun buna örnek olduğunu belirten Karakaya, 8 gün süren tetkiklerde Bingöl'ün bedeninde yüzde 97 fonksiyon kaybı olduğu raporlandığı ve cezaevinde kalmasının hayati risk taşıdığını vurguladı. ATK’nin hazırlanan raporun sonuç bölümü hatırlatan Karakaya şunları söyledi: “Kurul, Mersin Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezi'nin verdiği raporun tam tersi bir rapor verdi. Kurul, Bingöl'ün numara yaptığı yorumuyla 'hapishanede kalabilir' raporu verdi.Bizler, hasta mahpuslarla ilgili alınacak raporların ATK dışındaki sağlık kuruluşlarından da alınabilmesinin önünün açılmasını ve ağır hasta mahpusların hemen serbest bırakılmasını talep ediyoruz.”


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.