3'ncü Havalimanı işçilerinin yargılamasına başlandı güncel

Çalıştıkları 3. Havalimanı inşaatında kötü çalışma koşullarını protesto ettikleri için tutuklu yargılanan işçilerin duruşması başladı.

3'ncü Havalimanı işçilerinin yargılamasına başlandı güncel
05 Aralık 2018 Çarşamba 14:00

banner225

İstanbul'daki 3'ncü Havalimanı inşaatında çalışan ve kötü çalışma koşullarına dikkat çekmek için yaptıkları eylemler nedeniyle 31'i tutuklu, 61 işçinin yargılandığı davanın ilk duruşması Gaziosmanpaşa Adliyesi 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nde başladı. Yargılama, adliyenin duruşma salonuna çevrilen yemekhanesinde yapıldı.

Devrimci Yapı, İnşaat ve Yol İşçileri Sendikası (Dev Yapı-İş) Genel Başkanı Özgür Karabulut'un da aralarında bulunduğu tutuklu isimler ile diğer tutuksuz sanıklar duruşmada hazır bulundu. 

Sanıkların ardından ilk olarak avukatların alındığı duruşma salonuna tutuklu işçilerin birer yakını ile birlikte Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekilleri Filiz Kerestecioğlu ile Oya Ersoy, Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu ile Ali Şeker girdi.

GAZETECİLER SALONDAN ÇIKARILDI

Duruşmayı izlemek isteyen basın çalışanları ise, mahkeme kararı ile salondan çıkarıldı. Gazetecilerin duruma tepki göstermesi üzerine, 5 gazetecinin duruşma salonuna alınacağı belirtilip, diğer gazeteciler adliye binasının dışına çıkarıldı. 

Ancak tepkilerini sürdürmeleri üzerine gazetecilerin salona girmelerine izin verildi. Gazeteciler kimlik bilgileri alındıktan girebildiği duruşma salonunda onlarca asker ve polisin görevlendirilmiş olduğu görüldü.

İŞÇİLERİN BERAATİ İSTENDİ

Kimlik tespitinin ardından avukatlar usule dair söz aldı. Kabul edilen iddianamenin reddedilmesini isteyen avukatlar işçiler hakkında beraat kararı verilmesini istedi. Ancak bu talep mahkeme heyeti tarafından reddedildi.

Bunun üzerine avukatların usule dair talepleri alındı. Avukat Kazım Bayraktar’ın taleplerini sıraladığı sırada mahkeme başkanı sık sık müdahalede bulundu. Duruşma avukatların beyanları ile devam ediyor.

'İDDİANAME PATRON DEVLET İTTİFAKININ İFADESİ'

Bayraktar, "Her şey işçilerin yönetime verdiği yazılı taleplerden sonra başladı. İddianamede buradan sonra başlıyor. Burada işçilerin hakları görüşülür. Dünyanın duyduğu, iddianamede yer alan el yazısıyla yazılan talepler var. O taleplerin birinde ücretlerinin arttırılması istenmiyor. Orada işçilerin koşulları var ve o koşulların düzeltilmesi isteniyor" diye hatırlattı. Bayraktar, "Bu iddianame patron devlet ittifakının ifadesidir. Patronla onun ofisinde yapılan görüşmeye bile yanında devlet gücüyle geliyor. O görüşmelerde işçilerin talepleri de iddianamede yer almıyor" diye belirtti. 

SAMSUNLU'NUN SÖZLERİ HATIRLATILDI

Bayraktar devamla, "İşçilerin iş cinayetlerine ve ödenmeyen ücretlere ve diğer kötü koşullara karşı iş görmeme hakkı vardır. İddianame bu hakkın kullanılmasını suç olarak tanımlıyor" dedi. Bayraktar, 3. Havalimanı projesi İGA CEO'su Kadri Samsunlu'nun işçilerin tutuklanmasının iki gün sonra "işçiler haklıydı, özür dilerim" dediğini hatırlatarak, "Ama işçiler halen tutuklu" diye vurguladı. 

'İŞÇİNİN SAĞLIĞI MI PATRONUN KARI MI?'

Bayraktar'ın ardından avukat Songül Beydilli söz aldı. Beydilli, "Bu iddianame hukuki belge değildir, çünkü olayı ters yüz etmiştir. Hak kullanımı suç teşkil etmez, iddianame hak kullanımını suç haline getirmiştir. Barışçıl silahsız gösteri yapma hakkı vardır. Toplu eylem hakkı yasaldır" dedi. Beydilli, "Toplumsal ihtiyaç değerlendirmesinde işçinin sağlığı mı patronun karı mı daha önemli olacak? İşte bu davanın esas konusu budur" diyerek sözlerini sonlandırdı. Beydilli'nin ardından söz alan avukat Yıldız İmrek, Anayasa'daki işçi haklarını hatırlatarak, iddianamenin bunların hiçbirini kapsamadığını söyledi. İmrek, "31 işçinin tutuklu yargılandığı mahkeme darbe döneminde ancak görülmüştür" ifadesinde bulundu. 

'KENDİ KENDİLERİNİ TEŞHİS ETMELERİ İSTENDİ'

Avukat Mürsel Ünder de, söz alarak, "Kolluk burada yeni bir yöntem denemiş. Kolluk işçilerden zorla aldığı görüntülerden kendilerini teşhis etmelerini istemiş. Şüpheliden delile gitmişler" dedi. Ünder, Sulh Ceza Hakimliği'ne çıkarıldığı gün 30 işçinin "kurbanlık koyun” gibi bekletildiğini söyledi. Ünder’in, “İşçiler yemek salonunda yargılanmaya çalışılıyor. Buna duruşma denirse tabi. Ortam mesajın kendisidir zaten. Jandarma'nın kırdığı kapı için işçilere 'mala zarar vermek'ten dava açıldı. İş güvenliği sağlanmış olsaydı ne işçiler burada olurdu, ne biz ne de siz. Dünyanın en büyük havalimanı yapılıyormuş" diye devam etmesi üzerine, mahkeme hakimi, "Girmeyin buraya" dedi. Ünder, sözlerine devam ederek, "Böbürlenmek dünyanın en büyük havalimanı yapılarak olmaz" dedi. Dava avukatları olarak tüm dosyayı incelediklerini ancak her hangi bir suç deliline ulaşamadıklarını vurgulayan Ünder, "İddianameye bakın evlere şenlik" diye kaydetti. 

'SİZ BİRGÜN TAHTAKURUSU ODADA YATIN' 

Ünder, "Savcı öfkesini sözcüklerle adeta kavga etmiş. 'Sözde koşullar kötüymüş' diyor. Bu koşulları 'bahane etmişler' diyor. Sözde sendikacılar meselesi var. İnşaat İşçileri Sendikası'nın belgelerine ulaştım. Dernekler ve sendikalar yasalarına göre kurulmuş sendikalar. Siz neden bu kadar yoksullardan nefret ediyorsunuz? Siz bir gün tahtakuruların olduğu odalarda yatın. Bu işçiler hepsini anlatacak. Tahtakurularını, uzun kuyruklarını... Keşke imkan olsa da savcı bir gün o tahtakurularının olduğu odalarda yatsa. 3 aydır tutuklu bu işçiler. 1 saatlik yemek molasında bir saatin tümünü kuyrukta geçirdiğini düşünün. Bunları düşünmeden bu davada bir adım ileri gidemeyiz. Yok sendikacılar eylem için çağrı yapıyorlarmış. Yapmazlarsa suç işlerler" diye konuştu.

'GELSİNLER MAHKEMEDE İŞÇİLERDEN ÖZÜR DİLENSİN'

Ünder, işçilere dönerek, "Bunlar söylediklerinizin gerçek olmadığını düşünüyorlar" demesi üzerine, Mahkeme Hakimi, "Avukat bey yönlendirme yapmayın. Avukat bey, avukat bey..." diye seslendi. Bunun üzerine Ünder, devamla şunları ifade etti: "Mahkeme heyetine, sendikacılık yapmanın suç olmadığının anlatılması gerekiyor. 10 binden fazla işçinin eylem yaptığı bir yerde neden sadece 2 bin işçinin işten atıldığını, neden 600 işçinin gözaltına alındığını, neden 61 işçiye dava açıldığını, neden 32 işçinin tutuklandığını birinin anlatması gerekir." Ünder, İGA CEO'su Kadri Samsunlu'nun işçilerden "özür dilerim" sözlerini hatırlatması üzerine mahkeme hakimi, "keseceğim" diye uyardı. Ünder, sözlerine devam ederek, "Gelsin bu işçilerin yüzüne karşı 'silahlı olarak eyleme katıldınız, malzemelerine zarar verdiniz' desin. Gelsin mahkemede işçilerden özür dilesin" diye konuştu. 

Tutuklu işçiler, salonda bulunan bir jandarma görevlisinin başını sallayarak, kendisini tehdit ettiğini dile getirdi. Mahkeme hakimi Ayhan Arduç, avukatların iddianamenin değerlendirilmesi ve derhal beraat taleplerini reddetti. 

Duruşma işçilerin savunması ile devam ediyor.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.