Yaşasın 1 Mayıs: Milyonlar, insanca yaşam için meydanlarda

Bugün işçinin, emekçinin bayramı 1 Mayıs. İşçiler, emekçiler, ezilenler açlığa, yoksulluğa sömürüye karşı alanları dolduracak. Doğudan batıya, kuzeyden güneye ülkenin dört bir tarafındaki kutlamalarda savaşsız, sömürüsüz bir dünya talebi dile getirilecek.

Yaşasın 1 Mayıs: Milyonlar, insanca yaşam için meydanlarda
01 Mayıs 2022 Pazar 08:57

Krizle boğuşan, hakları elinden alınan, yaşam tarzlarına müdahale edilen yüz binler bugün alanları, meydanları dolduracak. Toplumun tüm kesimleri alanlarda aynı çığlığı yükseltecek; insanca bir yaşam istiyoruz. Emekçilerin, kadınların, öğrencilerin, emeklilerin yükselttiği bu çığlık Kars’tan Edirne’ye, Mersin’den Sinop’a, Diyarbakır’dan İstanbul’a her yerde yankılanacak.

bu, salgın sonrası kitlesel kutlanacak ilk 1 Mayıs. Ezilenler salgın boyunca öfke biriktirdi. Halkın temel sorunu krizken iktidarın sermaye ile kurduğu rant ilişkisi gelir adaletsizliğini daha görünür kıldı. Her sektörde emekçiler ciddi gelir kayıpları yaşadı, işsiz kaldı. Fabrikalarda ise tam tersi bir durum yaşandı. Özellikle tekstil ve metal sektörü yurtdışında faaliyetlerin yavaşlamasını fırsat bilerek çarkları daha hızlı döndürdü. Kapitalistler her ay kârlarını katladı, rekor üstüne rekor kırdı. Üretilen zenginlikten ise emekçilerin payına düşen çalışma koşullarının ağırlaşması oldu. Salgına rağmen çalıştırılmaya devam eden emekçiler virüsle mücadelede yalnız bırakıldı. Buna rağmen aşıya en son ulaşan da yine emekçiler oldu.

İktidar ekonomi yönetimini emeğin değersizleştirilmesi, sermayenin zenginleşmesi üzerine kurdu. Döviz kurundaki şokların faturasını da emekçiler ödedi. Kıdem tazminatını kaldırmaya yönelik girişimlerde bulunuldu, grevler fiilen yasaklandı, işverenlerin emekçileri tazminatlarını ödemeden işten çıkarması sınıfın yeni salgını haline dönüştü.

Toplumun adalete, demokrasiye olan ihtiyacı da bu süreçte yakıcı şekilde hissedildi. Gerçekleri yazan gazeteciler, okulunu savunan öğrenciler, şiddetin önünde duran kadınlar tutuklandı. Milyonların mirası Gezi, siyasi yargılamalarla hapsedilmek istendi. Çocuklar tarikatların cenderesine atıldı. Bugün alanlardan bir çağrı yayılıyor: Reddetmenin, değiştirmenin çağrısı.

YASAKLAR KORKUNUN SONUCU

Yurdun her yerinde mitingler düzenlenirken toplumun ses çıkarmasından korkan iktidar yasaklama girişimlerinden vazgeçmiyor. AKP iktidarı Taksim’i 2013 yılından bu yana kutlamalara açmazken bu yıl büyük işçi havzalarından Gebze’de de kent meydanı kapatılmak istendi. Özellikle metal sektöründe faaliyet gösteren fabrikaların bulunduğu Gebze’de işçiler uzun süre 1 Mayıs hazırlığı yaptı. Kitlesel eylemlere tanık olunan Gebze’de DİSK, KESK, Türk-İş sendikalarından oluşan Sendikalar Birliği adres olarak kent meydanını gösterdi. 1 Mayıs’a çağrı için yapılan çalışmalar da halktan yoğun ilgi gördü. 3 büyük ilden sonra 1 Mayıs’ın en kitlesel geçtiği yer olan Gebze’de bu yıl katılım çok yüksek olacağı genel bir kanı haline dönüştü. Ancak kaymakamlık Şeker Bayramı’nı gerekçe göstererek yasaklamaya kalktı. Sendikalar ve siyasi partiler kararlı bir duruş sergiledi. Alandan vazgeçmeyeceklerini ve 1 Mayıs’ın kent meydanında kutlanacağını defalarca aktardı. Kaymakamlık ve emniyetle yapılan görüşmeler başta olumsuz geçti. İşçilerin kararlı duruşu ise kaymakamlığın iradesini kırdı. Kent meydanına 1 Mayıs için konulan yasak kaldırıldı. Bugün ise meydana coşku hakim.

KARADENİZ'DE BÜYÜK MİTİNG

1 Mayıs çalışmalarının yoğun ve renkli geçtiği bölgeler arasında Karadeniz’de yer aldı. Burada en çok ses yükseltenler arasında ise çay üreticileri yer alıyor. AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın memleketi de olan Rize’de, emekçiler yoksulluğa ve sefalet ücretlerine karşı omuz omuza duruyor. SOL Parti, CHP, EMEP, DİSK, KESK ve Eğitim-İş tarafından kurulan komitenin çağrısıyla emekçiler toplandı ve çevre illerden de büyük bir katılım sağlanacak. Çay üreticileri yaş çayda taban fiyat uygulanmasını istiyor. Üretici enflasyonun sübvanse edilmesi, taban fiyatın altında çay alımının yasaklanması ve mevsimlik işçilerin kadroya geçirilmesi de talepler arasında yer alıyor.

MİLYONLAR MEYDANLARDA

En büyük itiraz gelir adaletsizliğine karşı. 16 milyon ücretli çalışan, 14 milyona yakın emekli, sağlık emekçileri, hekimler giderek yoksullaştıklarını belirtiyor. Kiralar gıda enflasyonu, faturalara ardı ardına gelen zamlar toplumu bunalttı. Ancak talepler sadece ekonomik değil. Çalışma yaşamında iş yükünü ağırlaştıran sermaye yanlısı politikalara, yaşam tarzına yönelik müdahalelere, devletin mafyalaşmasına karşı da ses yükseliyor. Yaşam savunucuları doğanın talan edilmesine karşı çıkıyor. Kadınlar özgürlüğünü istiyor, İstanbul Sözleşmesi’ni savunuyor.

Öne çıkan talepler şöyle:

İŞÇİLER

♦ Açlık sınırının altına gerileyen asgari ücrete zam yapılsın.
♦ Temel tüketim maddelerinden vergi kaldırılsın.
♦ Elektrik, doğalgaz faturalarına yapılan zamlar geri alınsın.

EMEKLİLER

♦ En düşük emekli aylığı asgari ücret seviyesine çekilsin.
♦ Sağlık hizmetinde alınan ödemelere son verilsin.
♦ İkramiyelere zam yapılsın, yılda 4 defa verilsin.

ÖĞRENCİLER

♦ Burslar artırılsın.
♦ Daha fazla devlet yurdu yapılsın. Yurt sayıları artırılsın. Öğrencilerin barınma sorunu çözülsün.
♦ Tarikat yurtları kapatılsın.

KADINLAR

♦ İstanbul Sözleşmesi yeniden yürürlüğe konulsun.
♦ Kadına yönelik şiddette cezalar artırılsın.
♦ Eşit işe eşit ücret sağlansın.
♦ Gerici politikalara son verilsin.

SAĞLIKÇILAR

♦ Sağlığa bütçeden daha fazla pay ayrılsın.
♦ Hekimlerin Ücretler artırılsın.
♦ Kadro sayısı artırılsın, iş yükü hafifletilsin.
♦ ‘Şiddet Yasası’ yasalaşsın.

ÇEVRECİLER

Nükleer santral projelerine son verilsin.
Dereler özgür aksın.
Fosil yakıtlara son verilsin.
Doğayı talan eden tüm projeler sonlandırılsın. (BirGün)


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.