TL'ye garantili mevduat dopingi sonrası dövizde düşüş: Yerli ve yabancı ekonomistler ne diyor?

Erdoğan'ın açıklamalarının ardından dolar 11,7, euro ise 13,2 seviyelerine geriledi. Erdoğan'ın açıkladığı yeni finansal araçları değerlendiren ekonomistler dikkat çeken açıklamalar yaptı.

TL'ye garantili mevduat dopingi sonrası dövizde düşüş: Yerli ve yabancı ekonomistler ne diyor?
21 Aralık 2021 Salı 09:38

Dolar/TL kuru, dün gece Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarının ardından bu sabah 11,7 ile dünkü tarihi seviyesine göre oldukça düşük seviyelerde işlem görüyor. Dolar/TL, dün 18,4 ile tarihi zirvesini görmüştü. TL’nin dün en yüksek seviyeden en düşük seviyeye göre değer kazancı yüzde 50’ye yaklaştı. Euro/TL ise 13,2 seviyelerinden işlem görmeye devam etti.

ERDOĞAN'IN AÇIKLAMALARI SONRASI DÜŞÜŞ GELDİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tasarruflarını değerlendirenlerin kurdaki yükselişten etkilenmemeleri için yeni bir sistem uygulanacağına dün kabine toplantısı sonrası açıkladı. Erdoğan dün akşam kabine toplantısı sonrasında yaptığı açıklamada, “Dövizin muhtemel getirisine Türk Lirası varlıklarda kalarak ulaşılabilmesini sağlayacak bu yeni araç, şöyle işleyecektir; İnsanlarımızın bankadaki Türk Lirası varlığının mevduat kazancı kur artışından yüksek ise bu getiriyi elde eder” dedi.

Erdoğan, “kur getirisi mevduat kazancının üstünde kalırsa, aradaki fark doğrudan vatandaşımıza ödenecek. Üstelik bu kazanç stopaj vergisinden de muaf tutulacak. Ayrıca Türk Lirası varlıklarını yeni bir döviz talebi oluşturmayacak şekilde değerlendirilmesini temin edecek araçları devreye alacağız” dedi.

Reuters’ın görüşlerine başvurduğu üç işlemci de dün akşam saatlerinde 1-1.5 milyar dolar döviz mevduatının TL’ye geçtiğini hesapladı.

TÜRK LİRASI'NDAKİ DEĞER KAYBI BÜYÜMÜŞTÜ

Dolar/TL, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) devam eden faiz indirimleri, ucu açık yönlendirmeleri ve müdahaleleri sonrası da düne kadar devam ediyor ve iş dünyasından da uygulanan politikalara tepki büyüyordu.

Yılbaşından beri bakıldığında ise TL’nin dolar karşısında yüzde 56’yı aşan kaybı ise dün geceki hareketle birlikte yüzde 45’e geriledi. Dolar/TL’de yılbaşından beri yaşanan yüzde 144 yükseliş dünkü hareketle yüzde 82 civarı yükselişe geriledi.

Yerli ve yabancı ekonomistlerin ise son gelişmeyle ilgili değerlendirmeleri şöyle:

REFET GÜRKAYNAK: TEHLİKELİ SONUÇLARI OLABİLİR

Bu adımı sosyal medya üzerinden değerlendiren Bilkent Üniversitesi Ekonomi Bölüm Başkanı Refet Gürkaynak, “Yapılan fiilen fiziki bir faiz artışı ama bunu enterasan bir şekilde yapıp nihayetinde o faizi ödemek zorunda kalınmayabileceği bir yapı var. Tehlikeli sonuçları olabilir” dedi. Gürkaynak, “Enflasyon ve döviz yükselecek ben bundan fayda sağlayacağım diyen insanlara aradaki fark size ödenecek dendi. Kurun iki misline çıkmasını bekliyorsanız ki geçtiğimiz dönemde çıktı… Eğer bunun yeniden olmasını bekliyorsanız o zaman TL mevduatın getirisi de sizin için yüzde 100. ‘Faiz artışı yapıldı’ dediğim bu” dedi. 

Gürkaynak, "Adına faiz artışı denmeyerek epik faiz artışı yapıldı. Merkez Bankası yüzde14 ile para vermeye devam edecekse bu da işe yaramaz. Temel iktisat ile kavgaya girip bütün ülkenin kafasını gözünü yardırdılar" yorumunda bulundu.

MAHFİ EĞİLMEZ: DOLAYLI FAİZ ARTIŞI

İktisatçı Mahfi Eğilmez bunun dolaylı bir faiz artışı olduğunu belirtti, "Kur yüzde 40 artmış, faiz yüzde 14 ise aradaki 26 puan ödenecek. Ve bunun adı faiz olmayacak. Müthiş" dedi.

Stockholm Institute'tan Erik Meyersson, bu programın döviz riskinin kamu bütçesi ve vergi mükellefleri tarafından üstlenilmesi anlamına geldiğini söyledi. Meyersson, Türkiye'nin risk priminin gelişmekte olan diğer ülkelerle farkının 2012'den beri en yüksek seviyede olduğunu paylaştı.

HAKAN KARA: YAKIN TARİHİN EN DOLARİZE BİLANÇOSU

Eski Merkez Bankası Başekonomisti ve Bilkent Üniversitesi'nden Prof. Dr. Hakan Kara da son yıllarda dövizle borçlanma, Merkez Bankası'nın rezerv satışları ve ödeme garantileri ile hükümetin kur riskini üstlendiğini hatırlattıktan sonra "Listeye dövize endeksli mevduat ve ihracatçıya ileri vadeli kurun eklenmesiyle kamu kesimi yakın tarihin en dolarize bilançosuna sahip oldu" ifadelerini kullandı.

IMA SAMMANI: İYİMSERLİĞE YOL AÇTI

Reuters'a konuşan Monex Europe'tan döviz kuru analisti Ima Sammani, "Erdoğan'ın tasarrufları kur dalgalanmalarından koruyacak yeni önlemler açıklaması iyimserliğe yol açtı. Erdoğan Haziran 2023'teki seçimler öncesinde kısa vadeli siyasal istikrar sağlamaya çalışıyor gibi gözüküyor" dedi ve ekledi:

"Adımlar piyasaları şimdilik sakinleştirse de TL'nin hâlâ bir yıl önce hayal edilemeyecek seviyelerde. TL'nin geçen yılki seviyelerine geri dönmesi için ise Merkez Bankası'nın adım atması gerekiyor."

Reuters'a konuşan döviz alım satım şirketi Tempus'un başkan yardımcısı John Doyle, "TL'de bugün yaşanan hareketlilik devasa olsa da biraz daha geniş zaman aralığına baktığımızda TL'nin değeri Perşembe günkü seviyelerde. Hükümet bu planı nasıl uygulayacağını henüz açıklamadı" dedi.

BAKİ DEMİREL: TOPLUMSAL MALİYET KUR ATAĞINA GÖRE DAHA DÜŞÜK OLABİLİR

Yalova Üniversitesi Ekonomi Bölümü'nden Doç. Dr. Baki Demirel, "Kur artışındaki hızlanma düşer ve hatta geri çekilme devam ederse bence bu uygulamanın toplumsal maliyeti kur atağının devam etmesine göre çok daha düşük olacaktır" dedi.

Demirel aksi takdirde borç yükünün artması nedeniyle devletin borcunu ödeyemeyeceği endişesi yaratarak ülke risk primini ve dolayısıyla dış borçlanma faizini yükseltebileceğini, bu yüzden riskli olduğunu vurguladı.

DANİ RODRİK: FAİZLER ARTMADIKÇA KUR FARKI DA DEVLETE BİNECEK

Harvard Üniversitesi'nden Dani Rodrik, bu kararın "faiz enflasyona yol açar" anlayışıyla tutarlı olduğunu, bu anlayışın gerçek olması durumunda düşük faiz, düşük enflasyon ve düşük kur dengesi oluşturmanın mümkün olabileceğini söyledi ve ekledi:

"Ama yok eğer enflasyon beklentileri (ve dolayısıyla artan kur) ekonomideki temel makro dengesizliklerden kaynaklanıyorsa, bu karar olsa olsa ancak günü kurtarır.

"Çünkü (daha yavaş da olsa) kur artmaya devam edecek, faizler artmadıkça da kur farkı devlete binecektir. (Dövize çevrilebilir mevduatları hatırlayan var mı?)"

Reuters ajansına konuşan Swissquote Bank'ten kıdemli analist İpek Özkardeşkaya, ekonominin "freni patlamış bir kamyon" gibi gözüktüğünü söyledi.

Erdoğan'ın açıkladığı adımların alışılmış ekonomi politikalarından farklı olduğuna dikkat çeken Özkardeşkaya, "Türkiye karmaşık bir süreçten geçiyor. Artık oyunu kurallarına göre oynamıyorlar. Alışılmışın dışında her adım stratejiyi daha da karmaşıklaştırıyor ve bu kriz yönetiminin başarılı olup olmayacağına dair bir öngörüde bulunmayı imkansız kılıyor" dedi.

ERİNÇ YELDAN: TCMB NE DİYE KENDİ FAİZİNİ DÜŞÜRÜYOR?

Kadir Has Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erinç Yeldan, "Döviz kuru ile mevduat arasındaki fark devlet tarafından ödenecek ise faiz getirisi piyasa koşullarına göre yükseltilecek demektir. O zaman TCMB ne diye kendi faizini düşürüyor?" diye sordu.

Merkez Bankası verilerini paylaşan iktisatçı Altuğ Özaslan, vadeli mevduatta 1,29 trilyon TL bulunduğunu, aylık mevduat faizi yüzde 2 iken son bir ayda dolar/TL kurunun yüzde 10 yükseldiğini, devletin ödemesi gereken yüzde 8'lik farkın 103,2 milyar TL'ye denk geldiğini söyledi ve ekledi: "Bu para arzından aynı tutarda artış demektir ve çok ciddi enflasyonist etkisi olur. Sürdürülemez…"

ALİ RIZA GÜNGEN: ŞAPKADAN SON TAVŞAN ÇIKTI

York Üniversitesi'nde misafir öğretim üyesi olan siyasal iktisatçı Ali Rıza Güngen, kur riskinin üstlenilmesinin Merkez Bankası ve Hazine'ye ne gibi yükler getirebileceğini hesaplamak gerektiğini söyledi ve "Kısa süreli, riskli ve fakat Erdoğan yönetimine zaman kazandıran hamleler. Kanımca şapkadan son tavşan çıktı" dedi.

Finansal analist ve bağımsız enflasyon hesaplama araştırma grubu ENAG üyesi Mehmet Çağdaş İşim, bunun geçmişte de denenen "dövize çevrilebilir mevduat" yöntemi olduğunu ve "yüksek enflasyon, tüplerin karneyle dağıtılması ve ekmek kuyruklarına yol açtığını" aktardı.

Ankara Üniversitesi'nden Prof. Dr. Yalçın Karatepe "Fazla heyecanlanmayın. Geçmişe dönük bir şey yok. Bundan sonra dövize endeksli bono satacaklar. Aslında bu örtülü faiz artışıdır" dedi.

Ümit Akçay, bu adımla kamu bütçesinin genel seçim öncesinde kullanılmaya başlandığını belirtti ve ekledi: "En büyük sorun içerideki döviz talebiydi. Devlet, mevduat faizi ile kur artışı arasındaki farkı garanti ediyorsa bu talep gevşeyebilir."

BlueBay Varlık Yönetimi'nden Timothy Ash, bu adımların ekonomiye dair mevcut sorunları çözmediğini belirtti ve dolarizasyon problemini özel sektörden kamuya aktardığını söyledi.


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.