HDP Sözcüsü Günay: Emekçilerle 1 Mayıs’ı kutlayacağız

"İşçiler ve emekçiler, açlıktan ölmek ile salgından ölmek arasında bir tercihe zorlanıyor” diyen HDP Sözcüsü Ebru Günay, işçi, emekçi, işsiz bırakılanlar neredeyse onlarla 1 Mayıs'ı kutlayacaklarını söyledi.

HDP Sözcüsü Günay: Emekçilerle 1 Mayıs’ı kutlayacağız
30 Nisan 2020 Perşembe 13:58

banner255

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Sözcüsü Ebru Günay, HDP Yerel Yönetimler Merkezi’nde haftalık basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, 1 Mayıs’a ilişkin mesajlar verdi. 

Koroanvirüs salgınının insanlığı eşit, özgür ve güvenli bir gelecekten yoksun bırakan küresel kapitalizmin ürettiği kötülükleri bütün çıplaklığıyla gözler önüne serdiğini belirten Günay, salgının birincil sorumlusunun aşırı kar hırsıyla, doğayı yağmalayan ve ekolojik dengeyi bozan kapitalist sistemin olduğunu söyledi. Günay, "Bu nedenle artık toplumun her kesimi toplum karşıtı olan kapitalist sistemi daha fazla sorguluyor. Toplum, güvenliğini sağlamaya gücü olmayan bu rejimlerin alternatifinin ne olacağını tartışıyor. Belli ki bu tartışmalara daha fazla tanık olacağız şu süreçte" ifadesini kullandı.

'FAŞİST REJİMLER BASKIYI ARTIRIYOR’

Virüsün eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik gibi toplumsal hizmet alanlarının yıkıcı ve acı sonuçlarını gösterdiğini dile getiren Günay, mevcut sağlık sisteminin insanları koruyamadığını bir kez daha gördük. Dünyanın yarısından fazlasına sirayet etmiş bu felakette bile faşist rejimler baskıyı arttırmaya, insanların gözetlenmesi, kontrol haline alınmasını derinleştirmeye çalışıyorlar. Bunları yaparken sığındıkları tek gerekçe virüs salgını ve maalesef insanların bu salgın karşısında duydukları yaşam kaygısı. Aslında her zamanki gibi korkudan beslenerek tahakkümlerini artırmaya devam ediyorlar" diye konuştu.

SARAY İKTİDARINI SÜRDÜRME PEŞİNDE

AKP'nin toplumun aleyhine olan gelişmeleri fırsata çevirmekte mahir olduğunu dile getiren Günay, "Evet, Türkiye'de AKP MHP iktidarıyla uzun zamandır ekonomik ve bölgesel düzeyde krizler devam ediyor. Yine savaş politikaları işgaller yaklaşık ve şimdi iki aydır da devam eden virüs krize eklendi. Saray rejimi salgının halkta yarattığı ölüm korkusu, panik ve karantina ortamını iktidarını sürdürmek ve rejimi tahkim etmek için bir fırsata çevirmeye devam ediyor" diye belirtti. 

'MEZARLARA SALDIRI İNSANLIK SUÇUDUR'

Verdiği siyasal mücadelelerle bilinenlerin mezarlarına yapılan saldırılara değinen Günay, "Bu ülkede 40 yıldır süren savaşta yaşamlarını yitirenlerin mezarları Ramazan ayında tahrip ediliyor, mezar taşları parçalanıyor. Mezarların tahrip edilmesi taşların kırılması ve bu talimatın verilmesi tam bir vicdansızlık örneği ve utanç vesikası bu iktidar için. Düşmanca duyguları, Kürtlere mezarlarında huzurla yatma hakkını bile çok görüyor. Ramazan ayına girerken mezarlıkların yıkılması bir insanlık suçu ve biz bu insanlık suçunu lanetliyoruz. İnsanlık adına bu vicdansızlığı kabul etmediğimizi buradan bir kez daha söylemek istiyoruz" diye konuştu.

'AKP KUTUPLAŞMAYI DERİNLEŞTRİYOR'

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'ın LGBT'li bireyleri hedef alması ve sonrasındaki gelişmelere de değinen Günay, şöyle devam etti: "Ramazan ayında bile Cumhurbaşkanı, Diyanet İşleri Başkanı, AKP’nin sözcüleri salgınla mücadele için dayanışmayı değil ötekileştirici ve kutuplaştırıcı bir dil kullanmayı tercih ediyorlar. Bu kutsal ayda kültürel ve inançsal kutuplaştırmayı derinleştirmek temel hedefleri. sivil toplum kuruluşlarına, siyasi partilere, farklı kimlik ve inançlara saldırı ve son olarak Ankara ve Diyarbakır barolarına açtıkları soruşturmalar aslında bu siyasetlerinin son örneğidir.

'KALEMŞÖRLER BECERİKSİZLİĞİ ÖRTÜYOR’

Kars Belediyesi'nin hedef alan Yenişafak'ın “haberine” dikkati çeken Günay'ın konuşmasından önce çıkan satırbaşları şöyle: "İktidarın kalemşörlüğünü yapan Yeni Şafak Gazetesi bugün yine Kars Belediyemizi hedef alan haberler yaptı. Aynı zamanda partimizin Kardeş Aile Kampanyası’nı da hedef gösterdi. Belediyelerimizi ve partimizi hedef göstermeyi kendisine görev bilen bu sözde yayın kuruluşunun bu tür haberleri yapmasının altındaki tek sebep; iktidarın virüs salgınındaki beceriksizliğini örtmektir. Bizim belediyelerimizin virüse karşı çok etkili bir mücadele yürüttüğünü hepimiz gördük. Bizler belediyelerimiz ve örgütlü tüm yapılarımızla birlikte halkımızla dayanışmaya, dayanışma ağlarını örmeye devam edeceğiz. Halkın nezdinde güvenilirliğini çoktan yitirmiş basın kuruluşlarının algı operasyonlarına pabuç bırakmayacağımızı ifade ediyoruz. Bizler, belediyelerimizle bu halkı korumaya, Kardeş Aile kampanyamızı güçlendirmeye devam edeceğiz. Biz bu haklı mücadelemizin bilincindeyiz. Halkımız da bu haklı mücadelemizin farkında.

ÖCALAN’A UYGULANAN TECRİT 

Biliyorsunuz, Sayın Öcalan’la bu hafta, 21 yıldan sonra ilk defa, ailesiyle bir telefon görüşmesi gerçekleşti. Kuşkusuz bu önemli bir gelişme. Ancak uzun aralıklarla, toplumun tepkisi üzerine tamamen keyfi ve hukuki dayanaklardan yoksun bir şekilde aile görüşmesi gerçekleşse de Sayın Öcalan üzerindeki mutlak tecrit devam ettirilmekte. Sayın Öcalan’ın tüm barışçıl çağrılarına ve bu amaçla yıllar içinde aldığı sorumluluğa rağmen iktidarın kendisine uyguladığı mutlak tecrit kabul edilemezdir.

İktidar, bu salgın sürecinde Sayın Öcalan’ın sağlık koşullarının sağlandığına dair düzenli ve ikna edici bir şekilde kamuoyuna bilgi vermek zorunda. Acilen mutlak tecrit koşulları kaldırılmalı, aile ve avukat görüşleri düzenli bir şekilde gerçekleştirilmeli. Sayın Öcalan'ın Türkiye ve Ortadoğu halklarının her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğu toplumsal barışı tesis ettiği tarihsel rolünü oynayabilmesi için gerekli tedbirler alınmalıdır. Bunun da koşulları çok açık ve belli. Sayın Öcalan'ın sağlık, özgürlük ve güvenlik koşulları bir an önce gerçekleştirilmeli.

1 MAYIS’I KARŞILAYACAĞIZ

Yarın 1 Mayıs. İşçi ve emekçilerin ulusal birlik, dayanışma ve mücadele gününü kutlayacağız yarın. Halkın birikimlerinin daha fazla sermayeye peşkeş çekildiği, iş cinayetlerinin arttığı, emeğin sömürüldüğü, işçilerin sigortasız çalıştırıldığı, grevlerin yasaklandığı bir dönemde 1 Mayıs'ı karşılıyoruz. Newroz kutlamalarını salgın nedeniyle ertelerken ‘Newroz coşkusuyla 1 Mayıs'ı karşılayacağımızı’ söylemiştik ama maalesef salgın tehdidi hala toplum için büyük bir tehlike. Bu nedenle geçmiş yıllardaki gibi kitlesel kutlamalar yapamıyoruz. Ama her şeye rağmen ezilenler olarak işçi, emekçi, işsiz bırakılanlar neredeyse biz de 1 Mayıs’ı onlarla beraber karşılayıp kutlayacağız.

TERCİHE ZORLANIYORLAR

İşçilerin ölümcül koşularda çalışmasına ses çıkarmayanlar, 1 Mayıs’ı akıl dışı gerekçelerle yasakladılar. Böylesi bir günü arefesinde işçilerin ne halde olduğunu anlatmak istiyorum. İyi şeyler söylemek isterdim ama maalesef hakikat bunun tam tersi. İşçiler, emekçiler açlıktan ölmekle salgından ölmek arasında bir tercihe zorlanmış durumdalar. Yani bir seçeneksizliğe mahkum edilmişler. Bu süreçte çok sayıda işçi güvenli koşullarının sağlanmadığı ve ücretli izin hakkından yaralanamadığı için hayatını kaybetmiştir. Bu aslında bir kıyımdır. Salgının İstanbul, Kocaeli, Antep, Bursa gibi sanayi ve üretim merkezlerinde bu kadar yaygın olması tesadüf değildir. Çarkların durmamasından kaynaklı, işçiler bu feci duruma rağmen çalışmaya zorlandığı için bu salgın oralarda daha yaygın.

1 MAYIS’TA HER YERDEYİZ

Bizler yarın ‘emek, barış, sağlık ve dayanışmayla yeni bir dünya kuralım' perspektifiyle 1 Mayıs'ta her yerdeyiz. Evlerde, balkonlarda, sokaklarda, hastane bahçelerinde, fabrikalarda; zılgıtlarla, marşlarla mücadeleyi yükseltiyor ve hayatı durdurup 1 Mayıs’ı kutluyor olacağız. 1 Mayıs akşamı saat 21.00’de zılgıtlarımızla, marşlarımızla, evlerimizde, balkonlarımızda, camlarımızda 1 Mayıs'ı kutlayacağız ve hep beraber ‘Yaşasın 1 Mayıs’ diyeceğiz.

ÖZGÜRLÜK KAZANACAK

Partimiz bütün işçilerin, emekçilerin, ezilenlerin, direniş eylemlerinin yanındadır, yanında olmaya da devam edecek. 1 Mayıs'ta insanlığın geleceğini ipotek altına alan en büyük salgın olan sermaye ve faşizmin ölümcül politikalarına karşı onurlu ve eşit bir yaşamı savunmaya devam edeceğiz. HDP işçi sınıfının, ezilenlerin, yoksulların, çiftçilerin yanında olmaya devam edecek. Omuz omuza, beraber mücadeleyi sürdüreceğiz. Dayanışmacı, komünal toplum mekanizmalarını kurmaya ve toplumu zafere ulaştırmak için daha fazla mücadele etmeye dönük inancımız ve ümidimiz büyük. Bizler örgütlendikçe kapitalizm kaybedecek, bizler örgütlendikçe faşizm kaybedecek; demokrasi ve özgürlük kazanacaktır."


Kaynak: Mezopotamya Ajansı

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.