ABD ve AB ile ilişkilerdeki riskler baskı yaratıyor: Dolarda direnç kırılacak mı?

Merkez Bankası'nın faiz kararını açıklanacağı yeni haftada dolar ve euroda düşüş sürüyor. Doların 7 TL'nin altında kalıcı olup olmayacağı piyasalardaki en önemli soru işareti...

ABD ve AB ile ilişkilerdeki riskler baskı yaratıyor: Dolarda direnç kırılacak mı?
16 Şubat 2021 Salı 11:10

banner255

Dolar/TL'de haftanın ilk işlem gününde görülen düşüş ivmesi, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) faiz kararının açıklanacağı haftada devam ediyor. Pazartesi günü altı ayın ardından ilk kez 7 seviyesinin altına inen dolar/TL kuru, haftanın ikinci işlem gününün ilk işlemlerinde de aşağı yönlü bir seyir izledi. Kurda 6,92'nin altı da test edildi.

Küresel piyasalarda doların da gerilediği görüldü. Bloomberg Dolar Endeksi ilk işlemlerde yüzde 0,1 düşüş kaydetti. Gelişmekte olan ülke para birimleri Güney Afrika randı öncülüğünde dolara karşı artıda.

Türkiye'nin risk primi 283 baz puan seviyesine kadar çekildi. Gösterge tahvil faizi ise yüzde 14,81 seviyesinde.

7 liranın altına gerileyen dolar/TL'nin 7 liranın altında kalıcı olup olmayacağı piyasalardaki en önemli soru işaretleri arasında.

Türk Lirası, dolar karşısında ekonomi yönetiminde kasım ayında yaşanan değişimden sonra yaklaşık yüzde 20 değer kazandı. Ancak bu değer kazancı Kasım 2020 öncesi dört yılda yaşanan yüzde 60'ın üzerindeki değer kaybının ardından geldi. Dolar altı ay sonra 6,91 seviyesini görerek, psikolojik eşik kabul edilen 7 liranın altına indi.

ANALİSTLER, TEKNİK OLARAK DÜŞÜŞÜ NASIL YORUMLUYOR?

Analistler, TCMB'nin sıkı para duruşunu devam ettirmesi, fiyat istikrarının sağlanması konusunda atılan adımlar ve hükümet tarafından açıklanması beklenen ekonomik ve hukuk alanındaki reformların Türk lirası varlıklara ilgiyi artırdığını belirtti.

Teknik açıdan dolar/TL'de 7,10'un altında kalınması durumunda 6,85'in gündeme gelebileceğini söyleyen analistler, olası yükselişlerde 7,30'un direnç konumunda bulunduğunu kaydetti. Analistler, dolar/TL'nin geçen yılın haziran ve temmuz aylarında 6,70-6,90 bandındaki yatay seyrinin ardından ağustosta yükseliş trendine başladığını ve Türk Lirası'ndaki değer kaybının kasım ayına kadar devam ettiğini hatırlattı.

ABD İLE İLİŞKİLER VE AB'NİN YAPTIRIM RİSKİ BASKI YARATIYOR

Kısa vadeli göstergelerin kurda 6,80-6,85 lira seviyelerini desteklediğini belirten Işık Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Evren Bolgün, Sözcü gazetesine yaptığı açıklamada, bu seviyelerin 2021'in en düşük seviyeleri olabileceğine dikkat çekti. Merkez Bankası'nın adımlarının kurdaki düşüşü desteklediğini, ancak yapısal reformlar ve anayasa paketinden ne çıkacağının önemli olacağını söyleyen Bolgün, “TL'ye güven henüz başlamadı, dövize yönelimin yıl içinde artma ihtimali de var. ABD ile ilişkiler ve Avrupa Birliği'nin yaptırım riski baskı yaratıyor” dedi.

GCM Yatırım Araştırma Müdür Dr. Tuğberk Çitilci ise, Türkiye'nin kredi iflas risk priminin (CDS) kurdaki aşağı yönlü harekete paralel olmadığına işaret ederek, “Beş yıllık risk primimiz 280-300 baz puan seviyelerinde. Dolarda 7 liranın altındaki dip arayışlarında CDS'lerin Ocak-Şubat 2020 dönemindeki 240-250 bölgesinde olması gerekir. ABD ve AB ile olan ilişkiler CDS'in aşağı yönlü gelme potansiyelini sınırlıyor” dedi.

TÜRKİYE-ABD DIŞİŞLERİ BAKANLARI İLK KEZ GÖRÜŞTÜ

ABD ve Türkiye arasında Joe Biden yönetiminde ilk kez dışişleri bakanları seviyesinde görüşme gerçekleştirildi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile ABD’li mevkidaşı Antony Blinken, S-400’lerden Gare katliamına kadar birçok konuyu telefon görüşmesinde ele aldı.

ABD’nin görüşmeye ilişkin yaptığı yazılı açıklamasında Gare katliamından PKK’nın sorumlu olduğunun teyit edildiği belirtildi. ABD açıklamasına göre, Blinken görüşmede, Türkiye’ye S-400 hava savunma sistemini tutmama çağrısı yaptı. Açıklamada, “İki taraf Suriye’deki savaşın siyasi çözümü için destek ve işbirliklerini artırma vaadinde bulundu” denildi.

Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada ise görüşmede ikili ilişkilerin tüm boyutlarıyla ele alındığı, bölgesel meseleler ile terörizmle mücadele, S-400, Suriye ve Doğu Akdeniz konularına değinildiği belirtildi. Açıklamada, “ABD tarafından son dönemde yapılan açıklamalardan duyduğumuz rahatsızlık da dile getirildi” ifadeleri kullanıldı.

DOLAR NEDEN DÜŞÜYOR? DEĞER KAYBI SÜRECEK Mİ?

Dolar, Covid-19 salgınının ABD'yi etkisi altına aldığı Mart 2020'den bu yana küresel piyasalarda sürekli düşme eğiliminde. ABD'nin ticari ortaklarının para birimlerine göre yüzde 10-12 aralığında değer kaybeden dolar, 2018'den bu yana en düşük seviyeleri gördü.

Doların seyrine ilişkin Bloomberg'deki analizinde Ekonomist Stephen Roach, haziran ayında yaptığı tahmini hatırlatarak, 2021 sonu itibarıyla doların küresel piyasalardaki düşüşünün yüzde 35 seviyesinde olacağı öngörüsünü yineliyor.

"Dokuz vuruşluk bir beyzbol oyununun henüz üçüncü vuruşundayız" diyen Roach, eğer bu tahmini doğru çıkarsa, dolardaki düşüşün 46. ABD Başkanı Joe Biden'ın ilk yılına damga vuracak önemli bir uyarı olacağı görüşünde.

Roach'a göre küresel piyasalarda doların düşüşünde üç etken öne çıkıyor: ABD'nin cari açığındaki artış, euronun yükselişi, dolardaki zayıflığa karşı ABD Merkez Bankası'nın atabileceği adımların sınırlı olması.

Bu etkenlerin ışığında Roach, doların düşüşünün süreceğine yönelik tahminleri konusunda "daha emin" olduğunu belirtiyor.

Cari açık, yatırım gelirlerini de kapsadığı için ticaretin en geniş kapsamlı değerlendirmesini sunuyor. ABD'de cari açığın gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYH) oranı, 2020'nin ikinci çeyreğinde 1,2 puan artarak yüzde 3,3 olarak kaydedilmişti. Bu oran üçüncü çeyrekte yüzde 3,4 olarak hesaplandı.

Ülkenin cari işlemler açığı, 2020'nin üçüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe kıyasla yüzde 10,6 artarak 178,5 milyar dolar oldu.

İkinci çeyrekteki artış şimdiye kadarki en büyük oran olarak kayıtlara geçerken, cari açığın mevcut pozisyonu 2008'den bu yana en kötü seviyeyi temsil ediyor.

Covid'le ilişkili olarak bütçe açığının artması, yurtiçi tasarruflardaki kötüleşmenin de başlıca nedeni.

ABD MERKEZ BANKASI FAİZ ARTIRMAKTA ACELE ETMİYOR

ABD Merkez Bankası cephesindeki gelişmeler de doların seyrinde önemli bir rol oynadı. Cari açık basıncı altında merkez bankaları genellikle sıkı para politikası uygulayarak yardıma yetişiyor. Stephen Roach ise bugün ABD Merkez Bankası (Fed) için bunun geçerli olmadığını hatırlatıyor.

Fed'in ağustos ayında benimsediği yeni enflasyon yaklaşımı, "ortalama" yüzde 2 enflasyon hedefini içeriyor ve daha gevşek bir duruşa işaret ediyor. Bu durum Fed'in faiz artırma konusunda aceleci olmayacağının da göstergesiydi.

ABD'nin cari açık genişlemesini ve Fed'in yaklaşımını dengelemek için yabancı sermayeye gittikçe daha çok bağımlı hale gelmesi, doların zayıflamasını daha muhtemel hale getiriyor.

Salgının hala sürmesi ve ekonominin çift dipli resesyonun eşiğinde olması, Biden yönetimini bir başka mali destek paketini benimsemeye zorluyor. Bunun ekonomi için sonuçları olacak. Doların düşüşü de bu sonuçlardan biri.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.