Süryani köylerinde çıkan yangınlar tesadüften mi ibaret?

Mardin'deki Deyrulzafaran Manastırı'nın zeytinlik kısmında, Şırnak İdil'e bağlı Öğütlük köyünde ve Bagok Dağı'nda daha önce çıkan yangınlarda büyük çaplı zarar meydana geldi. Yangınların ardından soL'a konuşan Deyrulzafaran Manastırı yetkilileri, çıkan yangınların münferit olduğunu dile getirmişti. Öte yandan yangınların peş peşe çıkması bazı soruları da beraberinde getiriyor.

Süryani köylerinde çıkan yangınlar tesadüften mi ibaret?
04 Ağustos 2019 Pazar 15:35

Geçtiğimiz günlerde Mardin ve Şırnak'ta çıkan yangınlarda bir çok Süryani yerleşkesi ve arazisi zarar gördü.

Mardin'deki Deyrulzafaran Manastırı'nın zeytinlik kısmında, Şırnak İdil'e bağlı Öğütlük köyünde ve Mardin'in Midyat ile Nusaybin ilçeleri arasında kalan Bagok Dağı'nda çıkan yangınlarda büyük çaplı zarar meydana geldi.

Yangınların ardından soL'a konuşan Deyrulzafaran Manastırı yetkilileri, çıkan yangınların münferit olduğunu, kasıtlı çıkarılmadığını, sabotaj üzerine çıkartıldığına dair de veri olmadığını dile getirmişti. Öte yandan yangınların peş peşe çıkması bazı soruları da beraberinde getiriyor.

SÜRYANİLERE DÖNÜK GERİCİ KUŞATMA SÜRÜYOR

Süryanilerin Türkiye'deki yakın ve uzak tarihine baktığımızda Süryanilere ait köylerin yakılması ve arazilerin  talan edilerek sindirilmeye çalışıldığı örneklere daha önce de tanık olunmuştu. Bununla birlikte AKP döneminde de kimi örnekler, Süryanilere dönük gerici kuşatmanın daha çok Süryanilerin can ve mal güvenliğini tehdit ederek sürdürüldüğünü gösteriyor. Buna aynı zamanda inanç özgürlüğüne dönük müdahaleler eşlik ediyor.

YANGINLARLA İLGİLİ SORU İŞARETLERİ TEMELSİZ DEĞİL

AKP hükumeti 2008 ve 2014 yılları arasında, Süryanilere ait yüzlerce araziye el koydu. Avrupa Süryaniler Birliği Türkiye sorumlusu ve HDP Mardin vekili Tuma Çelik, sadece 2014 yılında el konulan Süryani arazilerinin sayısının 110 olarak açıkladı. Dünya'nın en eski Süryani Ortodoks manastırı olan "Mor Gabriel" ve Süryaniler için önem taşıyan "Deyrulzafaran Manastırı" gibi tarihi önemi ve Süryaniler için inanç değeri olan yerler tekrar iade edilse de, halen pek çok yerleşke el konulmuş durumda bekliyor. Aynı zamanda Süryanilere ait inanç merkezlerinin Diyanet İşleri Başkanlığı'na devredilmesi için de atılmış adımlar var. Yani değerli araziler hazineye, dini mekanlar Diyanet'e devredilecek şekilde planlamalar önceden düzenlendi. 

ABA ALTINDAN SOPA GÖSTERİLİYOR

Tartışmalarsa bundan sonra başladı ve AKP'nin bu yaptırımları karşısında Süryani cemaatinin bir kısmı uluslararası hukuka başvurup mücadele edeceklerini ifade ederken, diğer bir toplam ise bu tür faaliyetlerin AKP'yi daha fazla rahatsız edeceğini ve Süryanilerin hedef gösterilebileceğini yorumunda bulundular. AKP'nin de Süryani cemaatini taraflaştırmak için attığı adımlar sıklaştı. Tekrar geleneksel yöntemlere başvuruldu. Baskı ve hukuk ihlalleri ile sürdürülen ilişkilerde Süryani cemaatine adeta, "AKP ile aranızı düzeltirseniz her şey yoluna girer" mesajı verildi. 
Süryaniler için zaten hukuksal olarak sahip oldukları hakların kendilerine bir lütuf gibi gösterildiği bu dönem, aynı zamanda Türkiye'de siyasal İslam'ın yükseldiği ve gayrimüslimlere dönük öfkenin biriktiği bir döneme işaret ediyor. Üstelik Süryaniler bazı kritik yerlerde verdikleri oylar ile seçim sonuçlarını direkt belirleyebiliyordu. Örnek olsun, 2014 seçimlerinde HDP ile yan yana gelen cemaat üyelerinin Mardin merkez Artuklu ilçesinde sonuçları HDP lehine değiştirdikleri, 2019 yerel seçimlerinde ise AKP'ye geçerek Artuklu ilçesini AKP'nin kazanmasına vesile oldukları bölgede tartışılan konulardan biri. Dolayısı ile tüm bu süreçler ele alındığında çıkan yangınlar Süryani cemaati üzerindeki baskıların tekrar hatırlatıldığı, AKP'nin valiler ve kaymakamlar ya da Diyanet İşleri ile "aba altından sopa gösterdiği" bir dönem ile paralellik taşıyor. 

YANGINLARLA SÜRYANİLERE BASKI YAPILMAK İSTENİYOR

Tüm bu ihtimallerin dışında bir diğer akla gelen konu ise siyasal islamcıların organize tertibi. Süryani cemaati özellikle son yıllarda, daha evvel boşaltılan Süryani köylerine tekrar dönmeye başladı. Baskı ve sürgünler nedeni ile önemli bir çoğunluğu Avrupa'da yaşayan Süryani yurttaşların bir kısmı tekrar köylerine dönerek, ekonomik ve sosyal ilişkiler kurmaya başladılar. Yeniden kurdukları köyler hem bir üretim merkezi oluyor hem de yerli ya da yabancı turistlerin dikkatini çekiyor. 
Hem yaygınlaşan Süryani cemaatinin devinimi hem de ekonomik kaygılar, bu tür saldırılarda ve sabotaj eylemlerinde 90'lı yıllarda da olduğu gibi yerel İslami örgütlerin kullanılabileceğini hatırlatıyor. Çıkan yangınların biri tam da bu köylerden birinde, Kafro köyünde gerçekleşti. Ayrıca yangının çıktığı yerlerin İslamcıların "Yahudi ağacı" olarak tarif ettiği zeytinliklerde ve şarap üretimi yapılan üzüm bağlarında meydana gelmesi bir diğer "tesadüfü" gösteriyor.
AKP'nin ölümü gösterip sıtmaya razı ettiği tüm bu örnekler karşısında, Türkiye'de gericiliğe karşı mücadele etmeden kalıcı bir çözüm şansı görünmüyor.


Kaynak: Haber Sol

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.