Rusya’da Kürt Konferansı: Yarın çok geç olabilir!

Moskova’da buluşan Kürt siyasetçiler, “Yarın çok geç olabilir, rolümüzü oynayalım” diyerek, ulusal birliğin önemine vurgu yaptı. PYD Eşbaşkanı Asya Abdullah, Suriye'deki krize ilişkin, "Kürtlerin katılmadığı bir toplantı ve oluşacak bir anayasa Kürtleri bağlamaz" dedi.

Rusya’da Kürt Konferansı: Yarın çok geç olabilir!
15 Şubat 2017 Çarşamba 20:30

 Moskova’da buluşan Kürt siyasetçiler, “Yarın çok geç olabilir, rolümüzü oynayalım” diyerek, ulusal birliğin önemine vurgu yaptı. PYD Eşbaşkanı Asya Abdullah, Suriye'deki krize ilişkin, "Kürtlerin katılmadığı bir toplantı ve oluşacak bir anayasa Kürtleri bağlamaz" dedi.

Rusya’nın başkenti Moskova’da Uluslararası Kürt Sosyal Kurumlar Birliği ile Rusya Kürtleri Ulusal ve Kültürel Federal Otonomisi'nin ortaklığında “Ortadoğu’da Üçüncü Paylaşım Savaşı” başlıklı Kürt Konferansı düzenlendi. Prezident Otel'de yapılan 6. Kürt Konferansı’na Kürtlerin yaşadığı birçok ülkeden siyasetçi katıldı. 
Konferansın açılış konuşmasını yapan Rusya Kürt Sosyal Kurumlar Birliği Temsilcisi Araf Azmani, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın Türkiye’ye teslim edilmesinin yıldönümü olan 15 Şubat’ı kınayarak başladığı konuşmasında, Ortadoğu’daki gelişmeler ve Kütlerin statüsüne değindi. KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı’nın gönderdiği mesajın da okunduğu konferansta, katılımcılar söz hakkı alarak, düşüncelerini dile getirdi. 

SORO: KRİZİ KÜRTLERİN PROJESİ BİTİRİR

Kürdistan Ulusal Kongresi (KNK) Rusya Temsilcisi Salahattin Soro, şunları ifade etti: "Şüphesiz dünya büyük bir krizden geçiyor. Bu krizin merkezi de Ortadoğu’dur. Bu krizin temel nedenlerinden biri de ulus devlettir. Bu krizin topluma getirdiği DAİŞ gibi terör örgütleridir. Uluslararası güçler hep beraber bunu yenmek ve bu krizden çıkmak istiyor. 
Ortadoğu'da bir yenilik gerekiyor. Bu yenilik nasıl olacak, bunun için farklı görüşler var. Ortadoğu artık ulus devletle yönetilemez. Ulus devlet sistemi var olan krizi daha da derinleştiriyor. Ortadoğu'da demokratik konfederalizm gerekiyor. Kürtler bu krizin aşılmasında rol almak istiyorlar. Şu an bu krizin aşılması için en önemli projeyi Kürtler sunuyor. 
Biz de tüm halklar gibi kendi topraklarımızda kendi kimliğimizle yaşamak istiyoruz. Bu bizim ayrı bir devlet istediğimiz anlamına gelmemeli; bizim sınırlarla derdimiz yok. Bizim için önemli olan özgürlüklerin önünü açmak ve Kürt halkının özgürlüğüdür. Rusya önemli bir güçtür bu gücünü Kürt sorununun çözümünde ve Öcalan’a karşı geliştirilen uluslararası komploya karşı da kullanmalıdır."
BAGDASAROV: RUSYA ROJAVA'YA DESTEK OLMALI

Ortadoğu ve Orta Asya Araştırma Merkezi Başkanı Simyon Bagdasarov, şunları kaydetti: "İlk defa Kürt partileri bu düzeyde bir araya geliyor. Bu da 'Kürtler bir değil, birlik olmazlar' görüşünü savunan tüm kesimler için güzel bir cevap olmuştur. Rusya, Suriye olayları patlak verdiğinden beri Kürtlerle ilişkilerini üst düzeyde tutuyor. PYD ve YPG ile önemli düzeyde bir ilişki var. Ortadoğu’da bulunan Müslüman Kardeşler bana göre krizin çözümünden ziyade derinleşmesine neden oluyor. Yani kısacası onlarla krizin çözüleceğini umanlar büyük bir yanılgı içindedir. 

Geçen yıl rejim ve Kürtler arasında görüşmelerin başlaması gerekti. Bu görüşmelerde Kürtlerin talep ettiği özerk bölgeler değerlendirilecekti. Bana göre bu görüşmelerde Kürt tarafının sunduğu proje önemli ve onların istediği çerçevede bir anlaşmanın olması gerek. Türkiye bölgeye müdahale ederek Kürtlerin statü sahibi olmasını istemiyor. Cerablus'a girdikten sonra Bab'a yöneldi ama bana göre onun tüm bu girişimleri boştur. Uluslararası güçler Türkiye’nin Kürtlere karşı geliştirdiği bu politikasını görmezlikten geliyor. Rojava ve Kuzey Kürdistan’da sivil yerleşim yerlerine saldırdı ve çok sayıda sivilin ölmesine neden oldu. Ama NATO üyesi olduğu için ona karşı bir sessiz olma durumu var. Ben Rusya’nın bu tür olaylar karşısında sessiz kalacağını sanmıyorum. Rusya Rojava’da Kürtlere daha da çok yardım edebilir. Bunun olmaması için bir neden yok."

ABDULLAH: KÜRTSÜZ HAZIRLANAN ANAYASAYI TANIMAYIZ
15 Şubat’ı kınayarak konuşmasına başlayan PYD Eşbaşkanı Asya Abdullah da, şu değerlendirmede bulundu: "Milyonlarca kişi yerinden yurdundan edildi. Yüz binlerce kişi öldü. DAİŞ terörüne karşı önemli bir koalisyon olmuş durumda. Uluslararası güçler insanlık dışı olan bu terör oluşumuna karşı Kürtlere destek vermelidir. Son bir yıldır bir koalisyon var ama başından beri Kürtler DAİŞ ve onun gibi terör gruplarına karşı hiç kimseden destek almadan, öz iradelerine dayanarak mücadele etti. Suriye sorununa ilişkin uluslararası güçler ve yerel güçler arasında çelişkiler olduğu müddetçe Suriye’de bir çözümden bahsetmek mümkün değil; özellikle Türkiye’nin DAİŞ terörüne desteği var olduğu müddetçe onu yenmek ve bölgeye istikrar getirmek çok zor olacaktır. Türkiye Kürtlerin Suriye’de hak sahibi olmasını istemiyor. Bunun için DAİŞ gibi tüm dünyanın düşmanı olan terör örgütlerini bile açıktan destekliyor. Uluslararası güçler Kürtlere misyon biçerek Türkiye’yi boşa çıkarabilir. Özellikle yapılacak olan Cenevre-4 toplantısına Kürtlerin mutlaka katılması gerek. Kürtlerin katılmadığı bir toplantı ve oluşacak bir anayasa Kürtleri bağlamaz. Hazırlanacak olan Suriye anayasasına toplumun iradesi yansımalıdır. Kadın-erkek eşitliği yansımalıdır. Toplumun tüm kesimleri kendini içinde bulmalıdır. Bu temelde bir anayasa olursa o zaman toplumun demokrasisinden ve adaletinden bahsedebiliriz. 

Rusya Suriye için bir anayasa taslağı hazırladı. Taslakta Kürt Otonomisinden bahsediliyor. Bizim sorunumuz otonomiler değildi. Kendimizi daha özgür yönetebileceğimiz bir sistem öneriyoruz. Türk devleti bizim için bir tehdittir. Tüm dünyanın gözü ününde Türkiye uçaklarını kaldırıp bizi vuruyor. Daha önce rejim uçakları bizi vuruyordu. Şu an Türkiye uçakları vuruyor. Türkiye, sınırda çocuk kadın demeden herkesi vuruyor. Uluslararası güçler neden buna karşı sessiz? DAİŞ’e bu kadar açık destek veren bir devletin istediği her şeyi yapmaması gerek. 

Suriye sorununun demokratik yollarla çözümü için diyaloğa hazırız. Bunun için öneri ve görüşmelerimiz var. Kuzey Suriye Federasyonu Suriye’nin bir parçasıdır. Suriye rejiminin de bunu kabul etmesi gerek. Bizim katılmadığımız bir toplantıda bizim hakkımızda alınan hiçbir karar bizim için bağlayıcı olamaz. Suriye rejimi hâlâ eskisi gibi Suriye’yi yöneteceğini sanıyor. Artık Suriye için o günler geride kaldı; öyle bir şey artık mümkün değildir."

BAYDEMİR: DARBEYİ AKP YAPTI!
HDP Urfa Milletvekili Osman Baydemir, uluslararası güçlerin Kürtleri bölmek istemesine ve Türkiye'deki gelişmelere değindi. HDP’nin eş genel başkanları ve milletvekillerine kadar çok sayıda kişinin tutuklu olduğuna dikkat çeken Baydemir, Rusya'nın sessiz kalmasını da eleştirdi. AK Parti'nin darbe girişiminin ardından kendisinin siyasete darbe yaptığını belirten Baydemir, KHK ile sivil toplum örgütlerinin ve basın kuruluşlarının kapatılmasına, akademisyenlerin ve emekçilerin ihraç edilmesine ile gazetecilerin tutuklanmasına dikkat çekti. Baydemir, "Kürt sorunu demokratik yollarla çözüme kavuşabilir. Bugün Rojava’da Kürtler federasyon istiyorlar, biz de onlara katılıyoruz. Federasyon kötüyse neden Almanya, Amerika ve Rusya’da var’’ diye konuştu.

İSMAİL: PARLAMENTO ROL ALMALIYDI

Irak Federe Kürdistan Bölgesi’nden konferansa katılan YNK Milletvekili İzzet Sabir İsmail, Türkiye’deki Kürtlerin ağır bedeller ödediklerine ve bunun halihazırda sürdüğüne vurgu yaparak, Rojava ve Şengal'de yaşananlara da değindi. Kürtlerin DAİŞ'e karşı ortak mücadelesinin önemine vurgu yapan İsmail, ulusal birliğin gerekliliğine işaret etti.

Tevgera Azadî Yönetim Üyesi Hisen Kerkukî, Ortadoğu’da demokrasinin öncülüğünü Kürtlerin yaptığını belirtti. Kerkukî, "DAİŞ saldırılarıyla beraber Kürt halkı Xaneqin'den Efrîn'e kadar aynı amaç etrafında toplanmış ve bu saldırıları boşa çıkarmıştır. Siyasi olarak Kürtlerin vakit kaybetmeden birliğini oluşturmalı ve Ortadoğu’nun yeni yapılanmaya girdiği bu süreçte adına yakışır bir şekilde rol almalıdır. Güney Kürdistan Parlamentosu şu an çalışamaz durumda, oysa böyle bir süreçte parlamentonun daha da rol alması gerekiyordu’" dedi.

MÜSLİM: KÜRTLERİN TALEBİNE OLUMLU YAKLAŞILMALI
Kobanê Kantonu Başkanı Enver Müslim, şöyle konuştu: "Kürtler Kobanê'de büyük bir sınav yaşadı. Kobanê tüm Kürtlerin birlik olduğu ve aynı duyguyu yaşadığı kent oldu. Bu bakımdan Kobanê’deki mücadele bugün dilden dile yayılıyor. Uluslararası güçler Suriye’de rejimi değiştirmek için farklı terör örgütlerine destek verdi. En son DAİŞ terörü desteklenerek sadece rejim değil Kürtlerin yaşadığı yerlere de saldırmaya başladılar. Kobanê bu yerlerden biridir. Kobanê Kürtler DAİŞ’i yendikten sonra bu sefer Türkiye’nin desteklediği farklı gruplar Rojava Kürdistan’ına saldırmaya başladı. Hatta Türkiye hızını alamayıp kendisi de saldırmaya başladı. Rojava’nın Türkiye ile olan sınırında Türkiye’nin saldırmadığı köy, kasaba ve yerleşim alanı kalmamıştır. Her fırsatta bize saldırıyor ve Kürtlerin irade sahibi, güç olmasını istemiyor. Kürtler bugün Rojava’da kendi kendilerini yönetiyor. Her şeylerini kendileri yapıyor. Yaşamın tüm alanlarında kendilerini örgütleyerek, kimseye muhtaç olmadan kendilerini yönetmek istiyorlar. Rusya bölgede önemli bir güç, bu bakımdan Rusya’nın hazırladığı anayasa taslağı bizim için önemli ama yetersiz. Kürtler bugün kendi projelerini söylemiş ve Suriye’nin federasyon yöntemiyle yönetilmesini istiyorlar. Bunun için Rusya Kürtlerin bu talebine olumlu yaklaşırsa iyi olur."

QADIR: YAŞANANLARI KİMSE KABUL ETMEMELİ

Goran Milletvekili Şerko Hama Amin Qadır, şunları dile getirdi: "Goran Hareketi olarak Kürtlerin kazanımlarına değer veriyor ve bunun için ulusal bir tutum içerisinde olmaya özen gösteriyoruz. Kürtler sürekli bölgedeki devletlerin çıkarlarına kurban edilmiştir. Ama bu dönemde Kürtler artık kendi çıkarlarını koruyarak bu yeni oluşumda yerlerini alacaklardır. Kürt gençlerinin yürüttüğü mücadele tüm dünyanın dikkatini çekmiştir. Bu savaş artık Kürtler için varlık yokluk mücadelesidir. Bunun için Kürt partileri de barışçıl bir şekilde mücadelelerini yükseltmeli, Kürdistan’ın geleceği için çalışmalıdır. Suriye’de federasyondan yana olduğumuzu söylemek istiyorum. Kürtler de Kuzey Suriye Federasyonunda kendi haklarını güvenceye alabilir. Kuzey Kürdistan’da ise Türkiye’nin bugün Kürt halkına karşı geliştirdiği saldırıları hiçbir şekilde kabul etmiyoruz; Türkiye’nin bu saldırıları bir an önce sonlandırmalıdır. Türkiye’de Kürtlere dayatılanı hiçbir devletin kabul etmemesi gerek. Kürtlerin bu devlet sınırları içerisinde ulusal kimlikleriyle yaşaması için gerekli adımların atılması gerek. 18 yıl önce bugün PKK Lideri Abdullah Öcalan uluslararası bir komplo ile esir alınarak Türkiye’ye teslim edildi. Bu komplonun aydınlatılması ve Öcalan’ın özgürlüğüne kavuşması gerek."

DİLEK ÖCALAN: GEÇ OLMADAN ROLÜMÜZÜ OYNAYALIM 
HDP Urfa Milletvekili Dilek Öcalan, şunları kaydetti: "18 yıl önce uluslararası devletler bir olup Kürt Halk Önderini teslim aldılar. Bu devletlerarasında Rusya da vardı. Kürtlerin kendilerini istemeyenler bugün yine görev başında. Oysa Kürtler bölgedeki halklarla ortak yaşamak istiyorlar. Kendine her şeyi reva görenler Kürtleri öldürüyor. Kürt halkı bunu hak etmedi. Artık uluslararası güçler Kürtler özerinde yürüttükleri bu kirli oyundan vazgeçmeli ve Kürtlerle diyaloğu geliştirmelidir. Kürlerin katılmadığı Cenevre ve Astana görüşmelerinde Kürtleri bağlayan kararların Kürtler için bağlayıcılığı yoktur. Ortadoğu’nun şu an yaşadığı kriz ancak Öcalan’ın önerdiği demokratik konfederalizmle aşılabilir. İçinden geçtiğimiz süreç çok önemlidir. Bugün her birimiz ne yapabiliyorsak yapalım, geç olmadan rolümüzü oynayalım, yarın çok geç olabilir."

PAVLOVİÇ: KÜRTLERİ KARŞISINA ALAN KAYBEDER

Stratejik Modelleştirme Merkezi Başkan Yardımcısı Grigori Pavloviç, şunları söyledi: "ABD Başkanı’nın değişimiyle Ortadoğu’da bazı değişimlerin daha hızlı olacağını düşünüyorum. Soru şu; Trump özgürlük savaşçılarından mı tavır alır, yoksa tam tersi mi olur? Yine Rusya bu konuda üstüne düşeni yapacak mı, bu önemlidir. Konferansta çok önemli değerlendirmeler yapıldı; özellikle Rojava’da Kürtlerin elde ettiği kazanımların küçümsenmemesi gerek. Kuzey Kürdistan'da Türk devleti Kürtlere çok büyük baskılar yapıyor. Artık Kürtler eski Kürtler değil. Türkler onları karşısına alarak kaybedecektir."

AVUKAT GÜNAY: İMRALI’DA HUKUK HİÇE SAYILIYOR 

PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın Avukatı Ebru Günay ise, şöyle konuştu: “Öcalan’ı İmralı zindanında teslim alamayan güçler Kürtlere baskı uygulayarak Öcalan’ın iradesini zayıflatmak istiyorlar. İmralı Adası'nda uluslararası hukukun tüm ilkeleri hiçe sayılarak insanlık dışı bir uygulama var. Öcalan’ın en doğal talepleri bile karşılanmıyor. AKP hükümeti özellikle 15 Temmuz askeri darbe girişiminden sonra bir adım daha da ileriye giderek Kürtlere karşı daha sert bir tavır içerisinde oldu. Dünyadaki en demokratik devletlerde bile söz konusu İmralı Adası olduğunda hukuk ve demokrasi ilkeleri rafa kaldırılıyor. Bu da İmralı Adası'nda uygulanan tecridin boyutunu açıkça gösteriyor."
LEONİDOVİÇ: KÜRTLERİN BÖLGEDEKİ ETKİSİ GÖRÜLDÜ

Ortadoğu Enstitüsü Başkanı Yefim Leonidoviç de, şu değerlendirmede bulundu: "Amerika’da yeni yönetim görevini devraldıktan sonra herkes Trump’ın Erdoğan’ı geç aradığını söylüyordu. Ama bence durum böyle değil. Trump göreve gelmeden önce Amerika’dan bazı istihbaratçılar Ankara’ya gelerek önemli temaslarda bulundular. Bu da Trump’ın hesaplarında Ankara’nın önemini özetliyor. Erdoğan Kürt özgürlük mücadelesini zayıflatmak için herkesle ilişkiye girer. Daha önce kabul etmediği Güneyli Kürt güçleriyle de görüşüyor. Erdoğan hedefine ulaşmak için Kürtleri kullanmak istiyor. Ancak uluslararası güçler tarafından da Kürtlerin bölgedeki etkisi görüldü.”

Kürt Kadın İlişkiler Örgütü (REPAK) Başkanı Meral Çiçek de konferansta yaptığı konuşmada, Kürt kadın mücadelesini değerlendirdi. 

KATILIMCILAR
Konferansa şu isim ve kesimler katılıyor: "HDP Urfa milletvekilleri Osman Baydemir ve Dilek Öcalan, Öcalan'ın avukatlarından Ebru Günay, Rojava’dan PYD Eşbaşkanı Asya Abdullah, Kobanê Kantonu Yürütme Meclisi Başkanı Enwer Muslim, YNK Milletvekili Ezzat Sabır İsmail, Goran Milletvekili Şerko Hama Amin, Rodina Partisi Başkanı ve Milletvekili Aleksey Aleksandroviç, DUMA BDT ülkeleri komite başkanı ve milletvekili Leonid İvanoviç, DUMA Dişilinkiler Komitesinin Üyesi ve Milletvekilli Igor Nikolayeviç, Dışişler Bakanlığı Dış politik Departman Danışmanı ve Milletvekili Nikolay Nikolayeviç, Ortadoğu ve Orta Asya İncele Merkezi Başkanı Simyon Bagdasarov, Dışişleri Bakanlığı üyesi Vasiliy Vasilyviç, Rusya Stratejik Araştırmalar Enstitü Bölüm Başkanı Anna Glazova, BDT (Bağımsız Devletler Topluluğu) ülkeleri Ensititüsü Başkan Yardımcısı Vladimir Valiyeriviç, Ortadoğu Ensitüsü Başkanı Yefim Leonidoviç, Moskova Kenti Yekimanka Bölge Milletvekili Dimitri Aleksandroviç, ABD ve Kanada Ensitüsü Başkanı Pavel Semonoviç, Jeopolitik Sorunlar Ensitütü Başkanı Leonid Georgiyeviç, Rusya Bilimler Akademisinin Dünya Ekonomisi ve Uluslararası Bölümü uzmanı Stanislav Mihaliyoveç, Moskova’daki BM Enfarmasyon Merkezi Başkanı Vlademir Vilariyeviç, Rusya Diasporalar Birliği Başkanı Vartan Georgeviç, Rusya Halklar Birliği Başkanı Svetlana Konstantinovna, Avroasya Yahudi Kongresi Halkla ve Basınlar İlişkiler Bölüm Başkanı Roman İdeloviç, Stratejik Modelleştirme Merkezi Başkan Yardımcısı Grigori Pavloviç, Rusya Kürt Sosyal Kurumlar Birliği Temsilcisi Arif Azmani, Rusya Federasyonu Kürt Kültür Otonomisi Eşbaşkanları Ferhat Patiyev ve Liyana Simoyan, Adigey Kürt Kültür Otonomi Başkanı Feyzo Hüseyinoviç. Krasnodar Kürt Kültür Otonomi Başkanı İşxan Ankosi, Rusya Kürt Ezidiler Kongersi Eşbaşkanları Cemal Şamoyan ve Manana Pir, Rusya Kürt Kadın Hareketi Başkanı Culyeta Aram, Moskova Kürt Kadın Organisazyonu Başkanı Tara Qadır.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.