Duruş Haber

Başaran: Bu vahim tabloyu ülkeyi yönetenler derhal görmeli

POLİTİKA

Cezaevlerinde açlık grevini sürdüren tutukluların durumunu aktaran HDP Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu Sözcüsü Ayşe Acar Başaran, tecrit kaldırılmadığı halde açlık grevlerinin yayılacağını ve geri dönülmez hasarlar oluşacağını belirterek, "Bu vahim tablo ülkeyi yöneten makamlar derhal görmeli" dedi.

Hakların Demokratik Partisi (HDP) Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu Sözcüsü Ayşe Acar Başaran, PKK lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecride karşı 118 gündür açlık grevinde olan Demokratik Toplum Kongresi Eş Başkanı ve HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven ve aynı taleple cezaevlerinde başlatılan açlık grevlerine ilişkin açıklama yaptı. Başaran tarafından yazılı olarak yapılan açıklamada, açlık grevindeki tutukluların karşılaştıkları hak ihlalleri ve yaşadıkları sağlık sorunlarına dikkat çekildi. 

'HUKUK DIŞI MUAMELELER DEVAM EDİYOR'

Cezaevinde devam eden insanlık ve hukuk dışı uygulamaların artarak devam ettiğine dikkat çeken Başaran yaptığı yazılı açıklamada, Van F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde, 16 Aralık 2018 tarihinden beri açlık grevinde bulunan Cihan Tamur ve Şahin Öncü’nün durumunun kötüye gittiğini aktardı. Başaran, Öncü'de yüksek ateşin başladığını, dişlerinde şiddetli ağrı ve sızının oluştuğu, mide kasılmaları ve bulantıları yaşadığı, gözlerinin kanlandığını ifade etti. Başaran,"Öncü’nün yaşadığı bu semptomların diğer açlık grevcilerinde de görüldüğü tespit edilmiştir. Açlık grevcilerinin tutulduğu alanın tıbbı değerlendirmeye ve mevcut sağlık koşullarına uygun olmadığı anlaşılmaktadır" diye belirtti.

'KARBONAT VE B VİTAMİNİ VERİLMİYOR

Tokat Cezaevi’nde açlık grevindeki tutuklulara karbonatın verilmediğini, disiplin soruşturmalarının başlatıldığını ve faaliyetlerden uzaklaştırma cezasının verildiğini aktaran Başaran,"Koğuşlarda yapılan keyfi aramalarda tutsakların temizlik malzemelerine el konulduğu, açlık grevcisi Zeki Temel’in grev sonrası idrar yolları enfeksiyonu yaşadığı birebir yapılan görüşmelerde tespit edilmiştir. Osmaniye Cezaevi’nde 5 Ocak tarihinde açlık grevine başlayan Zınar Demir’e B vitamini ve Kırıkkale F Tipi Kapalı Cezaevi’nde 26 Aralık 2018 tarihinde açlık grevine başlayan tutuklulara da karbonat, meyve suyu, B vitamini verilmemektedir. Tutukluların bu ürünleri kantinden ve revirden temin etmelerine de engeller konulmaktadır" ifadelerine yer verdi. 

'KEYFİ DİSİPLİN SORUŞTURMALARI, KEYFİ CEZALAR'

Kırıkkale F Tipi Kapalı Cezaevi’nde 12 Şubat 2019 tarihinde koğuşlarda bulunan tüm radyoların idare tarafından toplatıldığını aktaran Başaran, "Açlık grevindeki tutsaklara, disiplin soruşturmalarının açılmasının yanı sıra, sohbet ve etkinliklere katılma hakları da engellenmektedir. Bir tutsağa 2 kere 45 gün etkinliklerden uzaklaştırma cezası verilmiştir. Ayrıca tutsaklara gönderilen ve kendilerinin gönderdiği mektuplar iletilmemektedir. Açlık grevcisi İsmet Akın’ın açık yarasındaki akıntının arttığı, önemli derecede hafıza kaybı problemi yaşadığı, gözlerde aşırı kararma, uyuyamama, ani ve şiddetli baş ağrıları, ses ve koku hassasiyetinin artması gibi belirgin ve ciddi sağlık problemleri yaşadığı öğrenilmiştir" diye kaydetti.Bayburt Cezaevi’nde, 5 Ocak tarihi itibariyle açlık grevinde olan tutuklulara, B1 ve B12 kompleks vitamin verilmediğini belirten Başaran, tutukluların belli bir süre tekli hücrelerde tutulduklarını aktardı.

'HEKİM KONTROLÜ YOK'

Eskişehir H Tipi Cezaevi’nde 20 Ocak tarihinden beri açlık grevinde bulunan 3 tutuklunun da koğuşlarından çıkarılarak, dar ve ranzalı bir koğuşa alındıklarını belirten Başaran şunlara dikkat çekti: "Yanlarında refakatçi bulunmayan tutsaklar temel ihtiyaçlarını tek başlarına gidermekte güçlük çekmektedirler. Çankırı E Tipi Kapalı Cezaevi’nde açlık grevine giren tutsaklara disiplin soruşturmaları açılmış, tutsaklara, karbonat temin edilmesi ve doktor kontrollerinin sağlanması bağlamında cezaevi idaresi tarafından güçlükler yaratılmaktadır. Kayseri 2 Nolu T Tipi Hapishanesi’nde 5 Ocak' dan bu yana açlık grevinde olan 5 tutsakta da; kilo kaybı, halsizlik, baş ağrısı, konsantrasyonda güçlük belirtileri görülmüştür. Bugüne değin herhangi bir hekim kontrolü yapılmamıştır. Açlık grevine başlayanlar hakkında hapishane idaresi tarafından disiplin soruşturması başlatılmış ve faaliyetlerden uzaklaştırma cezası verilmiştir. Koğuşların havalandırmalarının üstü, hapishane idaresi tarafından tel örgülerle kaplanmıştır. Tel örgülerin kaldırılmasını talep eden tutsaklardan 56’sına birer gün hücre cezası verilmiştir. Koğuşlara hapishane idaresi tarafından kamera yerleştirilmiş ve tutsaklar 24 saat idare tarafından gözlem altına alınmış durumdadır. Hapishane içinde diğer koğuşlarda bulunan tutsakların, kendi aralarında mektuplaşmalarına izin verilmemektedir. Aylık açık görüşler, kanunda 1 saat olarak belirtilmesine rağmen, hapishane idaresi tarafından 45 dakika olarak sınırlandırılmaktadır. Tutsakların koğuş içerisinde bere ve eldiven kullanmaları engellenmekte, depoda bulunan ve kendilerine ait olan bere ve eldivenleri almalarına izin verilmemektedir." 

RADYO VE GAZETELERE ULAŞIM YOK

Kayseri Kadın Kapalı Cezaevi’nde açlık grevinde bulunan kadın tutuklulara disiplin soruşturması açıldığını belirten Başaran açıklamasında, tutukluların abone oldukları kimi gazete gibi yayınların da kendilerine verilmediğini, depoda tutulan tutukluklulara ait radyolar da gerekçesiz olarak verilmediği belirtildi.

'SİNCAN’DA KİRLİ SU RİSK YARATIYOR'

Ankara Sincan Kapalı Kadın Cezaevi’nde 26 Aralık 2018 tarihinden bu yana açlık grevinde olan 3 tutuklunun, kilo kaybı, baş ağrısı, halsizlik, mide krampları, sese hassasiyet gibi sağlık problemleri yaşandığını aktaran Başaran, "Açlık grevcisi tutsakların, Tabip Odası doktorlarının önerdiği kan ve idrar tahlillerinin yapılması amacıyla cezaevi idaresine yazdıkları dilekçelere ilişkin henüz bir adım atılmamıştır. Ankara Sincan Kadın Kapalı Hapishanesi’nde 2018 yılının haziran ayından bu yana, koğuşlara günlük 30 litre sıcak su, 120 litre soğuk su kotası getirilmiştir. Cezaevinin eskiyen su tesisatı nedeniyle tutsakların tarif ettiği üzere su, kahverengi-kızıl renkli, yağlı, beklediğinde dibine kum biriken, yoğun pas kokulu ve kirlidir. Kota uygulaması nedeniyle sınırlı verilen suyun akıtılarak temizlenmesi de mümkün olamadığından, kişisel temizlik, banyo, genel koğuş temizliği ve çamaşır yıkamak, bu kirli ve sağlığa zararlı su ile gerçekleştirilmektedir. Açlık grevini sürdüren tutsaklar, kirli su nedeniyle ortaya çıkan sağlık sorunlarını yaşamaktadır. Bu cezaevinde, daha önceki yıllarda, toplu yaşamayla bulaşan uyuz ve kirli içme suları ve pis yiyeceklerle bulaşan mikrobik ve bulaşıcı bir hastalık olan tifo yaşanmıştır" ifadelerini kullandı.

GEREKLİ ÜRÜNLERİN KANTİNDE SATIŞI SONLANDIRILDI

Ayrıca Sincan Cezaevi'nde ilk günlerinden bu yana açlık grevindeki tutukluların etkinliklere katılma, sohbet hakkından mahrum bırakıldığını aktaran Başaran,"Açlık grevcilerinin, günlük iaşe olarak verilen tuz, şeker, karbonat ve kuşburnu çayı dışında, meyve suyu ve meyve çaylarına erişimleri, bu ürünlerin kantinde satılmasının sonlandırılması yoluyla engellenmektedir" dedi.

'VAHİM TABLO ÜLKEYİ İKTİDAR TARAFINDAN GÖRÜLMELİ'

Başaran açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Mevcut tablo, İmralı Ada Cezaevi’nde tutulan Sayın Abdullah Öcalan’a yönelik uygulanan tecrit kaldırılmadığı halde açlık grevlerinin yayılacağını ve geri dönülemez hasarların oluşacağını göstermektedir. Karşı karşıya olunan bu vahim tablo ülkeyi yöneten makamlar tarafından derhal görülmez ise, bir arada yaşama olan inancın ve kalıcı barışa dair umutların zarar görmesi kaçınılmazdır." 

Yorum yapabilmek için lütfen sitemizden üye girişi yapınız!
Sıradaki Haber
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.