31 Mart seçimleri yaklaştıkça Halkların Demokratik Partisi'ne (HDP) farklı çevrelerden destekler gelmeye devam ediyor. Bölgede desteğini açıklayan ailelerden biri de Dicle Nehri’nden Murat Nehri’ne kadar geniş bir aile olan ve Kürt halkının mücadelesinde direnişiyle birçok kilama konu olan Felekbez’in süvarisi Şeyh Fexrî Bukarki’nin ailesi. Şeyh Seîd ve Agirî direnişinin komutanlarından İhsan Nuri’nin yol arkadaşı Şeyh Fexrî Bukarki’nin torunu ve ailenin ileri gelenlerinden Şeyh Medeni Bukarki, aile olarak dedelerinin direniş mirasına sahip çıkacaklarını ve 31 Mart yerel seçimlerinde HDP’den yana tavır koyacağını açıkladı.
BİR DİRENİŞ ABİDESİ
Dedesi Şeyh Fexrî’nin direnişine dikkat çeken Şeyh Şirin’in oğlu Şeyh Medenî Bukarkî, dedesinin Diyarbakır’ın Bismil ilçesinin Qamişlo köyünden Nakşibendi tarikatından Şeyh Yusuf’un torunu olduğunu ve 1925 Şeyh Saîd direnişinde amcası Şeyh Şemseddin öncülüğünde Silvan, Hazro ve Kulp cephesinin komutanlığını üstlenip sonuna kadar savaştığını söyledi. Bukarki, 1925 direnişi bastırıldıktan, amcası Şeyh Şemseddin Diyarbakır ve diğer amcası Şeyh Nureddin de Harput İstiklal Mahkemesi’nde idam edildikten sonra da Şeyh Fexrî’nin mücadeleyi sürdürdüğünü 1927 Biçar Tenkil Hareketi’ne kadar direndiğini ardından Kuzey Suriye'ye geçtiğini belirtti.
XOYBUN’UN KURULUŞUNDA YER ALIR
Bukarki, Şeyh Fexrî’nin bir süre Kuzey Suriye'de kaldıktan sonra 5 Ekim 1927’de Lübnan’ın Bihamdun kentinde Bedirxani ve Cemilpaşazadelerle birlikte Xoybun Cemiyeti’nin kuruluş toplantısına katıldığını ve bir yıl sonra çıkan af kanunuyla köyüne döndüğünü ifade etti.
'DOLAPDERE’DE KARARGAH KURAR'
“Fakat dedem bölgede köylerin yakılıp yıkıldığı ve devlet himayesinde yerel işbirlikçiler tarafından talan edildiğini görür. Şeyh Fexrî, af kanunun asıl amacının kandırmak ve teslim almak olduğunun farkına varır. Tekrar Rojava’ya geçer ve durumu Xoybun’un yönetimine iletir. Toplantıdan sonra Malegirê'de (Dolapdere) 400-500 kişilik bir ordu kurar.”
Şeyh Fexrî’den önce Ağrı Dağı’nda İhsan Nuri’nin bir karargah kurduğunu anımsatan Bukarki, dedesinin kurduğu karargah ile asıl amacının devletle savaşmak olmadığını, devleti oyalamak, Xoybun’u örgütlü bir güç haline getirmek, Ağrı Dağı direnişinin yükünü hafifletmek olduğunu vurguladı.
TOPLUMSAL SORUNLARA MÜDAHİL OLDU
Felekbez ve Kûvî atlarının süvarisi Şeyh Fexrî’nin Silvan, Hazro, Lice ve Kulp çevresinde toplumsal sorunlara dahil olarak çözdüğünü dile getiren Bukarki, dedesinin kurduğu karargahın askeri gücün yanında sosyal bir güç olduğuna da işaret etti.
‘ASLA TESLİM OLMAM’
Bukarki, devletin ilk etapta Şeyh Fexrî direnişine yönelmediğini, Ağrı İsyanını bastırdıktan sonra bu sefer Geliyê Godernê ve Newala Hesika direnişine yöneldiğini ifade etti. İlk önce devletin savaşmadan Şeyh Fexrî’yi teslim almak istediğini ve aracılar vasıtasıyla Saraykapı’da bir görüşme gerçekleştiğini dile getiren Bukarki, “Şeyh Fexrî’ye birçok köyün mülkiyetini teklif ederler. Ancak Şeyh af kanunu gibi devletin amacının halkın direnişini sindirmek ve direnişçileri teslim almak olduğunu anlar ve görüşmede, ‘Mücadelem Kürtler özgür oluncaya kadar devam edecek. Amcalarımın, yoldaşlarımın şahadetine halel getirmem. Bu tekliflerle beni satın alıp, hain ve işbirlikçi mi yapacaksınız? Benim dilimle, dinimle ve mazlum halkımla uğraşan, yok sayan zihniyete asla teslim olmam’ der ve direniş alanına döner” dedi.
Hafizê Qeyîkî ve Sidîqê Bozê gibi birçok dengbêjin kilamlarına konu olan Geliyê Godernê ve Newala Hesika Direnişi’nin efsaneleşen ismi Şeyh Fexrî Bukarki’nin Geliyê Godernê, Newala Hesika ve Şikefta Ganîkê’de Diyarbakır 7'nci Kolordu, Silvan Alayı, Siirt Alayı, Bedlis Alayı'nın katıldığı çatışmada günlerce savaşır ve en son 17 Ekim 1933’te 17 arkadaşıyla birlikte yaşamını yitirir. Devletin 17 kişiyi toplu mezara defnettiğini belirten Bukarki, “Ancak daha sonra Hazro’nun ileri gelenleri mezarının yerini değiştiriyor. Babam Şeyh Şirin’in vasiyetidir, ‘Ne zaman Kürt halkı özgür oldu o zaman babama anıt mezar yaparsınız’” ifadesinde bulundu.
TARİH TEKERRÜR EDİYOR
Şeyh Medeni Bukarki, o dönem uygulanan baskı ve şiddet politikalarının ve zülüm tarihinin günümüzde de devam ettiğini dile getirdi. Dedelerinin direniş mirasına sahip çıkacaklarını dile getiren Bukarki, bu minvalde 31 Mart'ın da Kürt halkının kazanım ve direniş tarihi açısından önemli olduğunu ifade etti.
‘GÜN BİRLİK GÜNÜDÜR’
Bukarki şunları vurguladı: “Malumunuz çok sancılı bir süreçten geçiyoruz. Dolayısıyla 31 Mart yerel seçimleri büyük bir önem arz etmektedir. Özellikle ülkemiz, bölgemiz ve Kürdistan için. Türkiye’de iktidar bu seçimi beka sorunu yapmaktadır. Bundan dolayı bu seçimler bölgemiz için çok önemlidir. Çünkü Türkiye’de bir faşist yönetim iş başında ve bu faşizmi özellikle bölgemizde şiddete çevirdiğini görüyoruz. Gün geçmiyor ki olaylar ve can kayıpları olmasın. Özellikle bu geçtiğimiz dört yıl süreç içerisinde Sur, Cizre, Nusaybin, Gever’de baskı ve zülüm politikalarıyla neler yaşandığını gördük. Bununla birlikte biz de travma geçirmiş bir ailenin bireyleriyiz. Babam, amcalarım sürgünde kalmışlar. 17 yıl sürgün neticesinde kendi memleketlerine dönmüşler. Doğduğum günden bugüne bu sancılı süreci yaşamaktayız. 31 Mart yerel seçimlerinin Ortadoğu halklarının, Kürtlerin geleceği için bir milat olduğunu düşünüyorum. Kürtler hangi düşüncede olurlarsa olsunlar bugün birlik beraberlik günüdür ve bu faşist, ceberut sisteme karşı bir duruş sergilemeliler.”
AİLENİN YÜZDE 80'İ HDP'YE DESTEK SUNACAK
Şeyh Medeni Bukarki, daha önce farklı siyasi partilerde görev yaptığını fakat 2015’te HDP’ye geçtiğini de söyledi. Mala Bukarki’nin bazı aile bireylerinin farklı siyasal yapılarda yer aldığını ancak bunların ferdi olarak siyaset yaptıklarını söyleyen Bukarki, “O kişinin düşüncesi kendini bağlar. Ama ailenin çoğu HDP’ye destek vermektedir. Bu vesileyle ben de bir daha desteğimi yineliyorum” diye vurguladı.
‘DURUŞUMUZ NETTİR, HDP’LİYİZ’
Bukarki, 31 Mart yerel seçimlerinde kuzeni Hüseyin Cengiz’in AKP'den Yenişehir Belediye Başkan Adayı olmasına ilişkin ise şunları söyledi: “Herkesin düşüncesi kendinedir. O da bizim ailenin bireyidir. Amcazademin oğludur. Onun düşüncesi onu bağlar. Ama bu konuda duruşumuz nettir. Biz HDP’liyiz. Diyebilirim ki ailenin yüzde 80’i HDP’ye destek veriyor. Onun orada olması bizi bağlamaz.” Ailesinin diğer fertlerine çağrıda bulunan Bukarki, Bismil’in Dicle Nehri’nden Bingöl’ün, Muş’un Murat Nehri’nde kadar babasının dost ve sevenlerinin 31 Mart yerel seçimlerinde HDP’nin yanında yer alması ve kendi halkına oy vermeleri gerektiğini ifade etti.
MA / Rêdûr Dîjle