Duruş Haber

İmamoğlu’dan Kanal İstanbul çıkışı: Bu bir...

GÜNDEM

Yapılması planlanan Kanal İstanbul projesiyle ilgili konuşan Ekrem İmamoğlu, projenin bir emlak işi olduğunu savundu. "Kanal İstanbul masası yıkılmıştır" diyen İmamoğlu, "Bakın her gün sallanıyoruz. Depremi, yüz binlerce insanın canını konuşacağız. Ben o masanın hamalı olmaya,her konuda mücadelesini vermeye hazırım diyorum. Kahraman kim olacaksa olsun umurumda değil. Bu millet kurtulsun yeter" ifadelerini kullandı.

Birincisi ve ikincisi, sırasıyla İzmir ve Hatay Büyükşehir Belediyeleri tarafından düzenlenen, “Üretimin Desteklenmesi, Planlanması ve Ürünlerin Pazarlanması” çalıştaylarının üçüncüsü, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından gerçekleştirildi.

Küçükçekmece'de düzenlenen çalıştaya; İBB'nin ilgili birimleri ile Muğla, Mersin, Eskişehir, Antalya, Ankara, Çanakkale, Adana, Aydın, Hatay, İzmir ve Tekirdağ Büyükşehir Belediyeleri'nden yetkililer katıldı. Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi de çalıştaya katılarak, destek verdi.

İmamoğlu, açılış konuşmasının ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

İmamoğlu'nun sorulara verdiği yanıtlar şunlar oldu:

“Daha önce büyükşehir belediye başkanları ile yaptığınız toplantılarda ne konuşulduğunu merak ediyoruz. Nasıl bir zincir olacak? Bir model üzerinde anlaşıldı mı? Onun için net bir adım atıldı mı?”

*Bugün üçüncü ayağı. İzmir, ilk koordinasyonu başlatan şehrimiz. İzmir'den sonra Hatay. Bugün, istanbul'dayız. Zaten bu toplantılardan -çıkartmak istediğimiz sonuç şu: Birincisi; sağlıklı gıdayı insanlara ulaştırabilmek. Sağlıklı gıda, şu anda toplumun en küçük çocuğundan en yaşlısına kadar kentin sorguladığı bir konu. Temelde bakışımız şu: Üretimin yapıldığı alanlara kadar sürece dahil olabilmek. Bu manada bir çalışma yürütüyoruz.

*İkincisi; aradaki maliyeti artırıcı unsurları azaltabilmek. Bu manada örneğin, İstanbul'un yakın bölgesindeki üreticileri desteklemeyle birtakım politikalar geliştirmek. Birçok şey sıralanabilir yukarıdan aşağıya. Bu masa niye önemli? Örneğin Mersin, ciddi bir üretim şehri.

*Adana, Antalya, Hatay aynı. Hem buralarda üretimin sorunları tartışılıyor hem de tüketimin. Bu anlamda; bu halkalar, bu toplantılar sonucunda birleşecek ve biz, insanlara bir model sunacağız. Burada elbette ki piyasayı belirleyici farklı özel sektör dinamikleri de var.

*Ama belediyeler burada topyekun hareket ederse, dinamik bir tavır alırsa, biz, bu işin gıda yönünde çok ciddi düzelmeler sağlayacağını öngörüyoruz.

*Elbette biz hükümet değiliz, bakanlık değiliz, kanun çıkarma yetkisine sahip değiliz. Böyle bir haddimiz, hakkımız yok. Elimizdeki imkanlarla, bu süreci bir prototip gibi, nasıl düzenlenebileceği ve şekil verilebileceği konusunda sağlıklı bir model geliştirdiğimizde, diyeceğiz ki; ‘Ey Ankara bak; böyle bir model var. Bunu, siz uygulayabilirsiniz.' Aslında bu işin, bu aşamasındayız.

*Ama esas olan, Türkiye'nin tarım politikaları, Türkiye genelinde bir desteklemeyle, sübvanseyle yönetilme şansına sahip olmalı. Bunu da biz, açıkçası büyükşehir belediyeleri olarak bir nevi, bir ders niteliğinde, önemli bir mevzu olarak sağlığımızı etkileyen, topraklarımızın verimliliğini etkileyen bir biçimiyle, bir neticeye kavuşturma çabası içerisindeyiz. İnşallah sorduğunuz sorunun net cevabını, belki bir-iki toplantıdan sonra, bahara girmeden ya da baharın içerisinde bütün Türkiye'ye sunmak ve müjdelemek istiyoruz.

“KANAL İSTANBUL BİR TRAVMA”

“İstanbul, tarım arazilerinin de olduğu bir büyük şehir ama bazı büyük projelerin tarım arazilerine olan etkisi geçtiğimiz günlerde tartışılmıştı. Kanal İstanbul da bunlardan biri. Eğer olursa, tarım arazilerini nasıl etkileyecek?”

*İstanbul'un mevcut tarım alanının neredeyse yüzde 10 civarındaki kısmını Kanal İstanbul yok ediyor. Şehirleşme etkisi?

*Bu zaten tahmini mümkün olmayan bir seviyeye doğru gider. Kanal İstanbul, bir travma. Kanal İstanbul, öyle stratejik bir proje falan asla değil. Kanal İstanbul, bir emlak işi. Emlak geliştirme işi. Yani; ‘Yaparız, satarız, para kazanırız!' Bakın bu kadar net söylüyorum. Efendim Boğaz geçişiymiş, Boğaz'ı korumaymış… Hayır! Bu kadar uzun yıllardır analiz ettiğim, her yönüyle insanı dinlediğim, serbest piyasadan, bu işi yapan inşaatçı firmalardan, başka kurumlara kadar… Takip ettiğim bilim insanlarından dinlediğim kısmıyla bunu tarif ediyorum: Suyunu yok edecek. Tatlı su rezervlerini ciddi anlamda etkileyecek.

*Aynı zamanda, oluşturduğu, 8 milyon insanı hapsettiği ada, toprağa verdiği zarar, depremle ilgili oluşturduğu tehditleri üst üste koyduğunuzda büyük bir travma…

*Düşünülmesi bile benim uykularımı kaçırıyor. İnşallah tüm hukuksal çabamızla bu işi engelleyeceğiz.

*Tabii ki toplumun da iradesiyle engelleyeceğiz. Toplumun bunu reddettiğini ve istemediğini görüyorum. Siyasi mekanizmalar üzerinden ‘olur' veren halkın da vicdanen ‘olur' vermediğini de biliyorum ben. Hissediyorum bunu. Yani, siyasi tarafı olduğu parti desteklediğinden dolayı, ‘Evet' diyor ama vicdanının bunu kabul etmediğini biliyorum. Deprem konuşmamız lazım.

*Depremle hiç alakası olmayan, bu kentte yeni bir şehir var etme çabası içerisindesiniz. Neredeyse 1 milyon 100 bin tanımlı var orada, bence 2 milyonu aşar. Daha bu şehirde on binlerce riskli yapının sorununu çözemedik. Bunu çözelim. Bu masada konuşulacak konu o. Kanal İstanbul masası yıkılmıştır. Bence yıkılmıştır. Bakın, her gün sallanıyoruz. Depremi konuşacağız. Yüz binlerce insanın canını konuşacağız, malını konuşacağız. Bu ülkenin ekonomisini konuşacağız.

*Tekrar söylüyorum. İstanbul depremi eşittir, bu ülkeye en an 400-500 milyar dolar. Niye 400-500 milyar dolar? Bir günlük zararı tariflemiyorum burada. Yıllara sarih bu ülkenin depresyonunu, ekonomik kayıplarını, moralsizliğini üst üste koyduğunuzda bu rakam bile az kalır.

*Bu kadar büyük bir tehdidi siyasi malzeme yapmayın. ‘Emredin gelelim' diyorum. Her yerde söylüyorum. Bu kadar ağır söylüyorum. Talimat verin, gelelim. Bütün egolarımızı bu masanın üzerinden sıyırıp, atalım. ‘Ben, o masanın hamalı olmaya hazırım' diyorum. Ben, o masanın her konuda mücadelesini veren insan olmaya da hazırım. Kahramanı kim olacaksa olsun, umurumda değil. Bu millet kurtulsun yeter.

Yorum yapabilmek için lütfen sitemizden üye girişi yapınız!
Sıradaki Haber
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.