Duruş Haber

Babası da cezaevinde olan Yaşaer’in eylemi 36’ncı gününde

GÜNDEM

Antep H Tipi Kapalı Cezaevi’nde 36 gündür açlık grevi eylemini sürdüren Selahattin Yaşaer’in annesi Necime Yaşaer, Kürt halkına duyarlılık çağrısında bulunarak, “Herkes elini vicdanına koysun. Biz kendimize çözüm olamazsak, kimsenin bize çözüm getireceği yok” dedi.

Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması talebiyle 8 Kasım 2018’de süresiz dönüşümsüz açlık grevi eylemine başlayan Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanı Leyla Güven’in eylemi, gittikçe yayılıyor. Güven’in 117 gündür devam eden eyleminin yanı sıra Türkiye’nin farklı cezaevlerindeki tutukluların 16 Aralık’ta başlattığı süresiz dönüşümsüz açlık grevi ise 79’uncu gününde, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel ve HDP eski Milletvekili Selma Irmak’ın eylemleri de 49’uncu gününde. Federe Kürdistan Bölgesi’nin Hewlêr kentinde HDP Temsilciliği üyesi Nasır Yağız’ın eylemi 104’üncü gününde, Strasburg'da Kürt siyasetçilerin, gazetecilerin ve Galler’de İmam Şiş'in sürdürdüğü eylem 78’inci gününde devam ediyor.

Açlık grevi eyleminde bulunan tutuklulardan biri ise Antep H Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan Selahattin Yaşaer. 36 gündür eylemini sürdüren Yaşaer, eyleme başlamasının ardından Antep L Tipi Kapalı Cezaevi’nden 20 Şubat’ta Antep H Tipi Kapalı Cezaevi’ne sevk edildi. Yenişehir Belediyesi’nde çalıştığı 2014 yılında gözaltına alınması ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Yaşaer’e, 6 Şubat 2014 tarihinde “Örgüt üyesi” ve “Örgüte yardım ve yataklık” iddiasıyla 13 yıl hapis cezası verildi. Ayrıca Yaşaer’in babası Hida Yaşaer de 2017 yılında çıkarıldığı mahkemece “Örgüt üyeliği” iddiasıyla 10 yıl hapis cezası verilerek, Trabzon E Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderildi. 

‘EVLADININ ÖLMESİNİ İSTEYEN VAR MI?’

Yaşaer’in annesi Necime Yaşaer, açlık grevi eylemlerine karşı sessizlik olduğunu belirterek, kamuoyuna duyarlılık çağrısında bulundu. Ölümler yaşanmadan taleplerin karşılanması gerektiğinin altını çizen anne Yaşaer, “Herkes elini vicdanına koysun; bir insanın baskı ve zulüm altında bedenini ölüme yatırmasından daha ağır bir şey var mı? Talepleri karşılanmalı, insanlar cezaevlerinde ölmemelidir. Uluslararası devletler Türkiye’ye baskı uygulamalıdır. Kimse evladını ölmesi için dünyaya getirmedi, yaşam için getirdi. Bu dünyada evladının ölmesini isteyen bir anne var mı? CPT ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) harekete geçmelidir” çağrısında bulundu. 

‘KİMSENİN BİZE ÇÖZÜM GETİRECEĞİ YOK’

Kürt halkının sessizliğini bozması gerektiğini belirten Yaşaer, “Öyle bir dert ki; çekilemez bir noktaya geldi. Bir dakika yemek yemeyince, can çekişiyor insan. 36 gündür can çekişiyorum. Yediğimiz yemek bize zehir oluyor. Arkadaşların, çocukların açlık grevinde iken yüreğin nasıl dayanır. Biz kendimize çözüm olamazsak, kimsenin bize çözüm getireceği yok” diye konuştu. 

‘ZULMÜN ORTADAN KALKMASINI TALEP ETMEK SUÇ MUDUR?’

Hükümetin ve uluslararası kamuoyunun sessizliğini eleştiren Yaşaer, “Leyla Güven 117 gündür açlık grevinde, bedenini ölüme yatırmış. Bütün devletler buna sessiz kalıyor. Leyla Güven’in eylemi suç mudur? Bir insanın zulmün ortadan kaldırılmasını talep etmesi suç mudur? Cezaevlerinde bedenlerini ölüme yatıran tutsaklar suç mu işliyor?” diye sordu.

Yorum yapabilmek için lütfen sitemizden üye girişi yapınız!
Sıradaki Haber
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.